Düşünce ormanı sıktır, her yere güneş dalı uzanır

Bu cangılın ıssız yollarında bile fenersiz yürünür

Acaba insan ölünce mi hatırlanır?

Yoksa hatırlamak için mi öldürülür?

Gün olur koyu mavi bir sis çıkagelir göğün yüzünden

Düşünceler yollarını göremez olur. İşte o zaman biz

Sis olalım ey düşüncelerim! Milyonlarca damlacığız biz

Sis olalım ve kaybedelim bu ormanı yerin yüzünden

Ben duygusunu öldürüp beraber, biz olalım yeniden

Gün olur acı bir kök filizlenir düşünceler ardında

Hür düşünceler hayran olur ormanda çıkan bu fidana

İlk iş özgürlüğün kapılarına üç kelepçe vurulur

Cangıl uyanınca güneşin koltuğunda bir tiran bulur

Düşünce ormanı yok olunca her yere hiçlik uzanır

Yok olan cangılın ıssız yollarında baltayla yürünür

Acaba insan mıdır düşüncelerin katili?

Yoksa filizlenen bir kök mü insanı öldürür?

Bunları da Sevebilirsiniz

Koray Sarıdoğan Albert Camus’nün “Create Dangerously: The Power and Responsibility of the Artist” kitabından alınan pasaj Türkçeye ilk kez çeviriyle yayında. Doğu’daki bilge bir adam, tanrısına dua ettiğinde onu tuhaf zamanlardan kurtarması için yakarırmış. Bizler bilge olmadığımız için tanrılarımız bizi kurtarmadı ve bu yüzden tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Ne yaparsak yapalım çağımız onu görmezden gelmemize izin …

Share

Kaynak: Özge Uysal, Artfuliving Sinirbilimci Stephen M. Fleming’in “kendini bilme” pratiğini psikoloji ve nörobilimin en güncel araştırmalarıyla masaya yatırdığı, insan beyninin üstbiliş için ne kadar fazla sayıda ve kritik bileşene ev sahipliği yaptığını keşfetmeye dair bir okuma deneyimi sunduğu Kendini Bilmek: Öz Farkındalık Bilimi kitabı üzerine bir yazı. “Nosce te ipsum!” “Kendini bil” Antik Yunan topraklarındaki Delphi …

Share
Önceki / Previous Ebruli
Sonraki / Next Bereketli Bir Gün