Topla başaklarını.
Topla.
Yıldızlarını, çiçeklerini, dalga dalga olmuş saçlarını,
Rüzgarını, efsununu, eskimiş çocuk gülümsemelerini.
Topla, hepsini koy bohçana.
Defol,
Kaybol,
Yok ol!
Sensiz de mahzunlaşır buraların elem kokan havası.
Sensiz de döner bu buhran.
Geride anıların varmış, korkma.
Kirli onlar, paslanmış her biri hatıra düşmekten.
Fayda etmez hiçbir ilaç.
Hiçbir idil.
Uzakların o vahşi cenahına atla.
Atla kollarına üvey evlatların.
Bir kekik, bir papatya, bir dağ gelinciği tutuverir elinden,
Çeker seni omuzlarında kuşların yuvalandığı çocukların diyarına.
Öper koklar bir huş ağacı yüreğini.
Akis perileri var ki, mutluluğa çığır atlatan.

Şimdi sana yolunu yurdunu bıraktırmayan hazin,
Kıtaları aştıkça mizacını değiştirecek.
Sonra horoz şekerlerin olacak, çiçekli elbiselerin, pullu terliklerin…
Bir adam seni sevgiye inandıracak.
Yanağını okşayacak,

Terlemiş, yorulmuş, sarkmış, mutsuzluğa alışmış,
O renksiz yanağını okşayacak.

Sen yeter ki bırak şüpheyi!
Bırak şu içindeki lanet endişeyi.
Çık yola, topla gazabını.
Unut geçmişini.

Sen ki bir su.
Berrak, tertemiz…
Yüreciğin bir inci tanesi.
Dağıt üryanlığı!

Haydi yeniden bir isim ver kendine.

Topla mabedini.
Sen ki dudağınla semayı çağırtan.
Korkma.
Gün gelecek, yalın bir ülkede nefesleneceksin.
Topla, yorgun bakan kavun içi gözlerinle bucaksız yolların kuraklığını.
Kimsesiz oluşunun ukdesiyle.

Bunları da Sevebilirsiniz

Yazan: Anıl Mert Özsoy Tüm dünyayı etkisi altına alan ve binlerce insanın ölümüne neden olan Covid-19 pandemisi kimseyi eşitlemedi. Yoksullar daha da yoksullaşırken sermaye, krizi fırsata çevirerek  kendi varlığını yeniden yarattı. İşçiler, kadınlar, sağlık  hizmetlerine ulaşamayan binlerce emekçi yığını, çarklarını acımasızlaştıran kapitalizme karşı yaşam mücadelesi verdi. Kimisi sokaklarda motosiklet üstünde alınteri dökerken, kimisi ‘hapishane’ye dönüşen …

Share

Ben aslında Afrika’da bir aslanı uyandırmaktan Issız adadan yüzerek kaçamamaktan Kayıkla fırtınaya yakalanmaktan Dağa tırmanırken halat koparsa Bir kayaya çarpıp parçalanmaktan Korkmak istiyorum, henüz yaşarken Ama ben sadece Çayım sıcaksa dilim yanar diye Basamağı görmeyip düşersem bir de Kuşumu boğsa soğuk, öldüresiye Verdiğim su çiçeklere fazla gelirse Düşüncelerim bana ait değilse Diye korkuyorum Niye korkuyorum …

Share
Önceki / Previous Edebiyat Üzerine - Nazlı Yaren Şahin
Sonraki / Next Masih Alinejad on Iranian oppression