28.Sayı

İlkyaz olarak her sayımızda öncelikle üç genç yazarı tanıtıyoruz. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşan bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz. Bunun yanısıra farklı köşelerle de gittikçe daha fazla genç yazara yer açıyoruz.

Yeni sayımızın içeriğinden özetler aşağıda!

Henüz okuma şansı bulamadıysanız bir önceki sayının yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Önümüzdeki ay boyunca da yeni yazılarla güncellemelerimiz olacak. Takipte kalın, keyifli, bol keşifli okumalar dileriz!

Her sayımıza gelen bini aşan başvurudan, çeviri kapasitemizden ötürü pek azı  ana yazar olarak seçiliyor. Bu sebeple hak ettikleri okurları daha çok genç yazarla buluşturabilmek amacı ile kurduğumuz Kalemdaş köşesine buradan ulaşabilirsiniz. 

*”15-“ kısmında yeterince okuyamadığımız, henüz 15 yaşın altındaki yazarlarımıza, sanat ile edebiyatın işbirliğine yer açan “Edebiyat +” köşesinde Hüseyin Babacan’ın yeni eserlerine ve “bizden” biyografik hikayeler toplayan  “İnsan Portreleri’ne”  göz atmayı unutmayın!

Yeni sayımızda genç yazarlar için okuma önerileri, Türkiye’de birçok şairin çevirmenliğini yapmış, ifade özgürlüğü davalarına yılmadan destek verip tanıklık etmiş Norveç PEN Türkiye Danışmanı Gallerli yazar Caroline Stockford’dan! Önerileri elimize geçer geçmez uzadıkça uzayan okuma önerileri köşemize kazandıracağız. Uluslararası Yazarlar Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği de yapmış olan Stockford’a katkıları için teşekkür ediyoruz.

 

Bu ay “İlkyaz’ıları”  dosyamızın konuğu ise kendini “siyahi, lezbiyen, anne, mücadeleci ve şair” olarak tanımlayan Audre Lorde, kendisinden haberiniz yoksa bir an önce tanışmanızı tavsiye ediyoruz.

Yenilenen içerikler ve genç yazarlarımızın düşünce özlü yazıları için anasayfamızdaki blogu ve sayfanın sonundaki kollektif müzik listemizi ziyaret edebilirsiniz!

 

Mert Tutucu – YOK OLMANIN DAYANILMAZ NAİFLİĞİ / The Unbearable Naiveness of Being Absent

Nereye elimi atsam mutsuzluk,
Bir yokluktur büyüyor şuralarda bir yerlerde
Ben biraz da yok gibiyim bu akşamüstleri çok şey anlatan sakallarımla
Bir duvara yaslanıp bazı adamların yitişini izliyorum
Bazı kadınların bacaklarının arasından güneş batıyor
Ufak tefek gülüyorum gözlüklerim gözümde
Saçlarımı da taramamışım ağzım yüzüm toz içinde
Bir bozkırdan nasıl olduysa bu kente düşmüşüm.

Yazar Hakkında: 

1994 yılında İstanbul’da doğdu. Lisans öğrenimini 2020 yılında Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. 2020’den beri Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı’nda yüksek lisans öğrencisidir. Aynı zamanda “ikinci üniversite programı” kapsamında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü’nde öğrenim görmektedir. 2015 yılında beşincisi düzenlenen Turgut Uyar Şiir Ödülleri’nde Ömrüm Bir Karadutun Kar Görme Heyecanıyla Geçti başlıklı dosyasıyla birincilik ödülünü kazandı. Aynı yıl ilk şiir kitabı Ömrüm Bir Karadutun Kar Görme Heyecanıyla Geçti BenceKitap Yayınları tarafından yayımlandı. Birikim dergisinde, Ayrıntı Dergi’de ve BirgünKitap’ta yazılarına, Sözcükler dergisinde şiirine yer verildi.

Twitter: @MertTutucu
Instagram: merttutucu94

 

Tuğba Temel – KEŞKE MAVİ BİR ÇARŞAFA DOLAYIP DOĞURSAYDI ANNEM BENİ/ I Wish My Mother Had Me Wrapped In Blue Sheets At Birth

Pötikare duvaklı sofralarda
Karabiber şişesiyle sohbet eder
Kül tablalarıyla iddiaya girip
Dama oynardık, ekmek kırıntılarıyla
Kazanan,
Sahipsiz bir kedinin kulaklarını kaşır
Kaybeden,
Serpilen yem ovalarında uzanırdı
Güvercinlerle boylu boyunca 

Yazar Hakkında:

1994 yılında İzmit’te doğdum. İlkokul ve liseyi aynı şehirde tamamladıktan sonra Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Elime kalem alıp duygular ve hayaller ile resim yapmayı keşfettiğimden beri mürekkebimi sayfalar ile buluşturuyorum.

 

Deniz Mat Artun – İhtiyar Adam ve Hamamböceği / ELDER Man AND THE COCKROACH 

Ali ustanın işleri kesat gibi, giren çıkan yok dükkana. Apartman da yüz yıllık uykuya yatmış gibi, tek bir hareket bile yok. Birden, tam da baklava dükkanının üst katındaki balkonun kapısı açılıyor, yaşlı bir adam çıkıyor balkona. Balkona çıkmak dediysem, bir adımlık bir balkon, kapıyı açıp balkondaki iskemleye atıyor kendini. Nerden çıktı bu adam? Yıkılmaya yüz tutmuş apartmanın hareketsizliği bozuluyor, gözüm bir türlü balkondaki adama alışamıyor. Apartman kadar yaşlı nerdeyse. Saçı da sakalı da kirli bir beyaza bürünmüş, sanki yıkanmamış gibi yıllardır. Üzerinde beyaz bir gömlek var, her gün aynı gömleği giydiğine eminim.

Yazar Hakkında: 

Ankara’da doğdu, artık İstanbul’da yaşıyor. İTÜ İşletme Fakültesi’nde doktora öğrencisi; araştırma yapmadığı zamanlarda öyküler yazıyor.

Twitter:@denmatraki

Instagram: denmatraki

İlkyaz’da Değişimler Kapıda

İlkyaz olarak her sayımızda öncelikle üç genç yazarı tanıtıyoruz. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşan bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz. Bunun yanısıra farklı köşelerle de gittikçe daha fazla genç yazara yer açıyoruz. Fakat bu sayımızı yayına hazırlanırken bir seri zorluk yaşadığımızı sizlere bildirmek isteriz. Global bir etkisi olan Covid-19 pandemisi, Uluslararası PEN ile olan maksimum iki senelik anlaşmamızın sona yaklaşıyor oluşu ve çoğunlukla gönüllü veya part-time çalışan beş kişilik küçük bir ekibimizin olması,, her ay çevirileriyle beraber yeni bir sayı çıkarma olanaklarımızı oldukça düşürüyor. Bu zorluklar karşısında kendi ayaklarımız üzerinde durabilmek, ilerleyen süreçte yayın hayatımıza devam edebilmek amacıyla fon arayışı en mühim amaçlarımızdan biri ve bunun üzerine sürekli çalışıyoruz.

Elbette ki, para karşılığı içerik, abonelik gibi konseptlerin edebiyata, özellikle genç edebiyata yakışmayacağı inancımızı projemizin başından beri koruduk, koruyacağız. Yine de iki yıllık hayatında  9 yaşından 35 yaşına uzanan 200 genç yazarı ülkenin dört bir yanından ayda ortalama 6 bin okurla bir araya getirip yayınlayabildik, buna minnettarız. İlkyaz’ın ruhunu besleyen siz yazarlar ve ilgilenip büyüten siz okurlar, bu camiamızın devamını sağlamak için fikirleriniz, destek konusunda önerileriniz olursa, bize ilkyaz2018@gmail.com ulaşabilirseniz, seviniriz. Bir yandan fon arayışlarımızı sürdürürken biz de bu yeni durumlara uyum sağlamak için çabalayacağız.

Bu krizi avantaja çevirebileceğimizi düşünüyoruz, bu konuda genç yazarlarımızın sözünden Türkiye üzerine bir röportaj/podcast serisi, her ay yayın yapmak yerine daha derinlikli, dolu dizgin, dergi benzeri bir rutine evrilmek gibi girişimlerimiz var. An itibariyle peşinde olduğumuz yabancı ve/veya yerli sivil toplum örgütleri, farklı partnerler ile işbirliği olanakları da cabası. Bütün bu konularda ve İlkyaz ile ilgili değişecek, değişmeyecek her konuda sizlerle bilgi paylaşımını sürdüreceğiz.

 

 

 

Bunları da Sevebilirsiniz

Bekliyorum harekeli saniyelerin, Bileklerimde kıvrılmasını. Dudaklarımda yeni bir aşkın amentüsü… Ve tüm yol kenarlarının kayıp girizgahları… Öteleniyor buruk sevinçlerimde. Portreler asıyorum kalyon boylarına. Renksiz ve mat… Mona Lisa gülüşünü izliyorum bir duvar kenarında. Tüm tılsımı çözülüyor sardunyaların. Titrek bir yaprak oluyorum, Basamakları tek tek çıkarken, Kendime düşen her patikada. Yok oluyor çocukluk anılarım. Yalpalaya yalpalaya …

Share
Önceki / Previous Yok Olmanın Dayanılmaz Naifliği / The Unbearable Naiveness of Being Absent
Sonraki / Next In Gaza, a Contentious Palestinian Professor Calmly Teaches Israeli Poetry