Canım Süveyda,
Sararmış ruhumun ak yüzü
Nefesimde tütünümün kokusu var
Göz kapaklarımda çizili ellerin
Sen, melül yüreğimde en güzel sükût-u hayalsin
Eşkiya bir sokaktayım ben
Attığım her adım sensiz
Tanıdığım her adam soysuz
Bildiğim her şey yok oluyor
Zihnimde yüzünden ötesi kalmadı
Yalnızlık kapı aralığında bekliyor
Sen gitmeyi bekliyorsun
Eşkıyalar gelmeyi
Öleceğim diyorum,öleceğim
Sesimi bir sen duy Süveyda
Dünyayı yakıyorlar, enkazlar kalıyor
Gittiğin yerde kanadını da kırarlar
Renklerini alırlar ruhundan
Sen uçamazsan, uçup da yüreğime
Ya yüreğime konamazsan
Ah Süveyda, ah
Kara gözümün ak bebeği
Göğümde parlayan tek yıldızım
Ufuklar seni alıp götürüyor,
İçinden gelmiyor ardına dönüp bakmak
Yaralı kuşların ötüştüğü saatlerdeyiz
Uçarken döktükleri kanlar ufuk çizgisine değiyor
Al al yanakların düşüyor zihnime
Kuşlar kanıyor, ben kanıyorum
Gök, senin için en güzel halini alıyor
Issız sokaklar aydınlanıyor,
Sana olan özlemim et oluyor, kemik oluyor
Pencereden içeri bir kelebek süzülüyor,
Özlemimin boynuna bir buse bırakıyor
Söyle, sen mi geldin Süveyda?
Lanetlenmiş bir ruh var aynamda
Yanmak için can attığı tek günah,
Belindeki gamzeye bir kez daha dokunmak
Gözlerden sakınmalıyım seni
Eğer melekler görürse utanacak
Muhabbetin kıyısında demlenecek gönlüm
Dudaklarından içeceğim şifa suyunu
Olmaz, saklan benden, ilk köşeden dön
Ayrı kaldırımlarda yürüyelim,
Ayağının bastığı topraktan tanırım seni
Aşkın deviri bitti artık
Yokluğun ile savaş içindeyim
Eşkıyaların koynundan geldim
Anarşik sevdaların kıyısında yüzdüm
Akça pakça alnına yakışmaz dudaklarım
Zamanın kızıl yağmurlarında ıslandım
Vefam yoksa gelemem kapına
Dermanı zülfünde gizli dertteyim
Sana benzeyen bedenlere zafer dedim
Mağlubiyetim her dilde payidar Süveyda‘m

Bunları da Sevebilirsiniz

A tough-minded reflection on the cost of being a witness to traumatic history – shared via Carol Rumens at The Guardian Before It Is All Gone It will be different – nobody will cry, nobody will be cold, nobody will stand at the door, it will be better, for sure. I have to repeat this to …

Share

İlkyaz ile her ay öncelikli olarak üç genç yazarı tanıtıyoruz sizlere. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşacak bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz. Yeni sayımız için seçilen yazarları aşağıda bulabilirsiniz! Bir seneyi aşkındır seçtiğimiz isimlerin yazılarını her ay dünyanın farklı bir yerinde konumlanan PEN merkezinden birinin o ülkenin …

Share

Evet, fırtına dinecek, insanoğlu hayatta kalacak, çoğumuz hâlâ yaşıyor olacağız; ama çok farklı bir dünyada..   Kaynak: Financial Times Çeviri: Ömer Bozer** İnsanoğlu, belki de bizim kuşağın görmemiş olduğu bir kriz ile karşı karşıya. Önümüzdeki birkaç hafta boyunca, hükümetlerin ve halkın alacağı kararlar dünyanın geleceğini şekillendirecek. Bu şekillendirme, sadece sağlık sistemleri değil, ekonomi, politika ve kültür alanlarında …

Share
Önceki / Previous BİR SALI AKŞAMI MİZANTROPİ
Sonraki / Next DİLSİZLİK MAKAMI