TÜRKÇE

 

Ne kadar saklamaya çalışsa da bozuk ruhunu insan,
Ayın gökyüzünde bıraktığı boşluğa,
Kuytusu yoktur şu dünyanın, saklayamaz.
Anlaşılır elbet kusurlarımız.
Kurumuş nergisler görününce,
Masamızda duran porselen bir vazoda
Ve diyebilseydim keşke o topal delikanlıya
Anasının önünden yürürken
Gece örtmez kusurlarını insanın
Biri çıkar yakalar aksak bir bacağı

Hamama bakan penceresinden.

ENGLISH

Translated by Ege Dündar 
No matter how delicately humans try to conceal their broken souls
To the emptiness the moon leaves in the sky,
This world has no nooks or crannies, in which to veil them.
Surely our shortcomings show,
When we see dried daffodils,
On the table, in a porcelain vase
And I wish I could’ve said to that crippled youngling
As he walked ahead of his mother
The night won’t shroud the flaws of men
Someone catches a glimpse of a limping leg
From their window to the Hamam.

 

Bunları da Sevebilirsiniz

Edebiyat dünyasının gençlere olan düşkünlüğü karşısında kendime genellikle Gabriel García Márquez’in de 40 yaşına kadar ünlü olmadığını hatırlatırım. Bu da onun dördüncü kitabı olan Yüzyıllık Yalnızlık’ın yayımladığı zamana denk gelir. Elbette şimdi artık büyük bir üne sahip, hikâye anlatıcılığı yeteneği ve fantastik hayal gücüyle çok seviliyor. Kendisi hikâye anlatmakta usta olduğu kadar aynı zamanda disiplin …

Share

İlkyaz ile her ay öncelikli olarak üç genç yazarı tanıtıyoruz sizlere. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşacak bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz. Aralık ayından seçilen yazarları aşağıda bulabilirsiniz! Bir seneyi aşkındır seçtiğimiz isimlerin yazılarını her ay dünyanın farklı bir yerinde konumlanan PEN merkezinden birinin o ülkenin diline …

Share

“Gülemiyorsun ya, gülmek  Bir halk gülüyorsa gülmektir  Ne kadar benziyoruz Türkiye’ye Ahmet Abi … İşçiler, Almanya yolcusu işçiler Kadınlar Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi Ellerinde bavullar, fileler Kolonyalar, su şişeleri, paketler Onlar ki, hepsi Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlerde büyüyenler Ah güzel Ahmet Abim benim Gördün mü bak Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar …

Share
Önceki / Previous DİL BİLGİSİ KURALLARINI YENİDEN YAZAN ŞAİR: ARTHUR RIMBAUD VE HENÜZ 10 YAŞINDAYKEN KALEME ALDIĞI DENEME: GÜNEŞ HÂLÂ SICAKTI… (İLK KEZ TÜRKÇEDE)
Sonraki / Next İlkyaz Issue #29 is Out! New format and podcast coming soon!