Sustum dünyaya ellerimle konuşarak

Sustum dünyaya; içimde rüzgar, fırtına

Kime ne anlatayım ne söyleyeyim bilmem

Kime ne neyle boğuştuğum, dağlınlığım

Büyüdüm, avuçlarım büyüdü, gözlerim

                  Ahali iki yüzünüz var belki iki yüz

 

Konuşmaların yitik bir çocuğu halbuki ruhum

Ben susmaların insanı değilim, çocuğu değil

Eskiyim, dünyanın portmantosunda unutulan

Pörsümüş bir kumaş, harcanmış bir bozukluk

Büyüdüm her şey ben, içimde yarım kalanlar

                  Cemaat iki yüzünüz var belki iki yüz

 

İzbe, loş, karanlık ve buruk suları kanatlarımın

Dünyaya açılmaktan uzak, yanlızlığa müptela

Alemin tozlu laflarında çürümekte benliğim

Uzak çok uzak hayalin rüyalarını görmekteyim

Ateşin kendisiyim, içindeyim, dışındayım, birim

                                    İki yüzüm var belki iki yüz

Birliğim, dirliğim, darlığım, varlığım; hepsi benim

Hepsi benim hepsi benim unutulan ne diyeyim

 

 

Bunları da Sevebilirsiniz

Geri döndüğünde yeterince güçlü olmayabilirsin. Bırak gitsin, Gücüm oradadır. Gözlerim olmasa da Güneşin Tanrısına ulaşabilirim; kör olmak bana bir dost kazandırır. Işık beni iyileştirir; beni bir yılandan bir kartala çevirir. Gücüm oradadır: geri gelmekte. Her koşulda Güneş'e dönmekte; suların en derininden ve en uzak yıldızdan. Kaybetmeyi var et, ölümü yaşa! Gücün orada: Yoklukta.

Share

Bir arena, iki kez kapalı bir kitleyi barındırır. Bu tuhaf niteliği nedeniyle arenanın incelenmesi gerekir. Arenanın dış dünyayla ayrım hattı net olarak çizilmiştir. Arena, genellikle çok uzaklardan görülebilir ve şehir içindeki konumu, kapladığı uzam, gayet y bilinir. İnsanlar onu akıllarına getirmeseler bile her zaman onun nerede olduğunu hissederler. Arenadan gelen haykırmalar çok uzaklardan duyulur ve …

Share
Önceki / Previous Beton Ormanda Gezinti
Sonraki / Next Titrek sokak lambasındaki son ışığız