Avlusuna kubbenin yürürsen kurtulursun
Meydana konan kuşu beslemiş bir çocuksun
Gönlünün tekeline almışsın hasretleri
Hikayesini Zin’in okumadan duymuşsun
Maviyi severim de kırmızıya karşıysan
İlla omuz bulunur sarılmaktan kaçmazsan
Dört kapak da kapalı sende kalmamış umut
Bahane etme kışı, mevsim içinde soğuk
Düşmek kalkmak yük değil ayakların alışır
Yüreğine hicret et, sahibiyle bir tanış
Annene koşar gibi, git ağla O barışır
Köklerine şehrinin vahasıyla su taşır

Bunları da Sevebilirsiniz

İlkyaz ile her ay öncelikli olarak üç genç yazarı tanıtıyoruz sizlere. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşacak bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz. Yeni sayımız için seçilen yazarları aşağıda bulabilirsiniz! Bir seneyi aşkındır seçtiğimiz isimlerin yazılarını her ay dünyanın farklı bir yerinde konumlanan PEN merkezinden birinin o ülkenin …

Share

Koyu kahve gözlerini çevrelemiş kızıllık, kaşlarının arasına sızıp geçen yılların getirisi beyazlıklar, alnının sağ tarafına yatmış küçüklüğündeki bir kazanın bıraktığı ince dikiş izi, yorgunluğundan solmuş çehresini destekleyen sadece kenarlarında pembesini koruyabilmiş dudaklar… Aynadan yansımasına bakan Aziz Bey, dün geceye yoldaş ettiği düşünceden kendini hala kurtaramamıştı. Oğluna nasıl açıklayacağını düşünüyor, kafasında kurduğu yüzlerce senaryonun hiçbiri istediği …

Share

Edebiyat hayatımıza ne yapıyor? Düşüncelerin zihninizin sokaklarında gezinmesine izin verin lütfen. Edebiyat, lise yıllarında birçoğumuz için geçmemiz gereken bir dersten ibaret veyahut ibaretti. Çünkü bu yıllarda edebiyat bizim için güzel sanatların bir dalı değil, ders programımızdaki bir dersti yalnızca. Bu yüzden sadece geçip gitmesini istedik, haz almayı değil. Bu yüzden edebiyat sanatsal bir izlenim uyandırmaktan, …

Share
Önceki / Previous İlkyaz Issue #30 is Out!
Sonraki / Next Dolu Dolu Bir Gece