Kendine çarpan küçük kız
O an çarparak kendi dönen dumanında
Çırpınışı çünkü son arı kuşunun
Yaşamın sökük ipliğinde
Oyalanıyorum
Neden sökülmüş neden
Ve görkemli dizeler yazsam belki
Yardımcı olamaz argın kimliğime
Su titrek hep,
Göğ antik çağ’da kalmış gözümde
Toprağı bulamıyorum Tanrı’m
Bu yüzden kahve rengini seviyorum.

Tozuttu o zihin savurdu beden
atomlarını, damıttı deliliği
günbegün, en saf formuna
dilimi bazen
bir urgan sıkıyor
kalbim kibritten mi yapılmış?

Kendine çarpıp duran küçük kız
Hep kendinde olacak bitikliğin
Başlangıcını kimse söylemeyecek sana
Sadece bitişleri bileceksin
Tekrar doğmayacaksın asla
Noktanı koydular.

Cümleler nasıl form alır nasıldı
Bir güz mayışıklığına denk geliyorlar
Eskil anlara batırıp kafamı,
nasıl gün gelir sevisiz kalırız
anlamadan, nasıl avcumu okşayan yapraklar
zamanında elimde çatırdar ve kırılır
bilmeden.

Keşke biri
Acımdan öteye öpse.

Tanrı’m,
boğ beni sükunetinde.

Bunları da Sevebilirsiniz

Biraz sonra anlatacağım hikâyenin kahramanı sizlersiniz. Anneniz, ablanız, kardeşiniz, arkadaşınız, sevgiliniz… Örselenmiş vicdanlarınızın arkasına gizlenerek rol yapmak yerine gözünüzü kulağınızı dört açın ve beni dinleyin. Bu hikaye benim hikâyem, bizim hikâyemiz, kilometrelerce uzaktaki, dünyanın bir diğer ucundaki kadınların hikâyesi. Okuduğunuz her cümlenin sesini sonuna kadar açın ve haksızlık karşısında susmamak için söz verin kendinize.       Elinde tuttuğu kitabın sayfalarında inleyen cılız ses Deniz’in masmavi gözlerinde iri damlalara …

Share

İlkyaz ile her ay öncelikli olarak üç genç yazarı tanıtıyoruz sizlere. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşacak bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz. Mart ayı için seçilen yazılar ve yazarları aşağıda bulabilirsiniz! Seçtiğimiz isimlerin yazılarını her ay dünyanın farklı bir yerinde konumlanan PEN merkezinden biri o ülkenin diline …

Share
Önceki / Previous Dolu Dolu Bir Gece
Sonraki / Next Ayja ile Konuşmalar I