EDEBİYAT = Hüseyin Babacan – Kırmızı Kuşak Karanlık, derin bir karanlık bu. Ansızın duvarlardan başıma geçen derin sarsıntı. Çatlaklarda kış uykusu.  Yalnız gecenin haşin homurtusu.  Gözyaşı bir iki üç sayması zor.  Garip bir ziyafet telaşı, dur, ne olur dur. Ellerinde sopalarla yıldırımlar çakıyor.  Yağmur tek pençesiyle yer yüzüne vuruyor,  Bu yıldırımlar vuran tufan beni de kurtarsa ne olur. Dur! Ne olursun dur.  Durmazsan eğer,  Hayallerim yanar, kül olur.    Gaz kokusu nereden burnuma vurdu.  Nerden geliyor bu kolonya, bu limon kokusu. Hop dur, ansızın otur.  …