Blog

Category description is an optional


İlkyaz’da Değişimler Kapıda İlkyaz olarak her sayımızda öncelikle üç genç yazarı tanıtıyoruz. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşan bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz. Bunun yanısıra farklı köşelerle de gittikçe daha fazla genç yazara yer açıyoruz. Fakat bu sayımızı yayına hazırlanırken bir seri zorluk yaşadığımızı sizlere bildirmek isteriz. …

Yeni sayımız için değerli yazar Ece Temelkuran’a ulaştık. Kendisi de bizleri kırmayarak genç edebiyatçılar için sebepleriyle beraber bir okuma listesi hazırladı…   1. Clarice Lispector- Herhangi bir kitabı! “Saf edebiyat sevenlere.”   2. Sarah Winman- Still Life “Sıkı sıkı sarılma hissi yaratan bir kitap.” -çevirisi mevcut değil- 3. Paul Beatty- Sell Out “Uzun ve vahşi …

1914’te Trabzon’da doğdu. Babası, Trabzon valisi ve daha sonra Türk Dil Kurumu’nun ilk kurucu başkanlığını yapacak olan ünlü şair Samih Rifat’tır. Annesi, Hasan Enver Paşa’nın kızı ve Nâzım Hikmet’in annesi Ayşe Celile’nin kız kardeşi Münevver Hanım’dır. Ailesi Manastır’da “Horozcu” adıyla anılır. Ankara’nın muhtelif semtlerinde oturan aile, daha iyi yetişsin diye Oktay Rifat’ı İstanbul’a gönderir. Dedesi …

                                                                   EKSİK BİR ŞEY Mİ VAR       Neden kendimize hiçbir şeyi yakıştıramıyoruz? Aslında bir tahminim var: Bilmiyoruz; iyi, gerçek,  doğru, güzel, ahlaki nedir ve neye, kime denir? Bilmememizin sebebini aslında olmamalarına bağlıyorum ben. Var olduğunu iddia edebileceğim tek bir şey var “EGO”. Çünkü bir şekilde kendimizi oyunun içinde bulduk ve ne yazık ki kuralları öğrenecek kadar da …

       Duygularla tanıştığımız yaşlarda genelde lise sıralarına mahkûm edilmiş, farklılıklarından arınıp olmamız gerektiği söylenen insanlara yontuluyoruz. Çoğumuz zorlanıyoruz bunda. Bize yanlışlar öğretilirken beynimiz ve kalbimiz (en azından temsil ettikleri şeyler) sık sık kavgaya tutuşuyor. İlişkiler için genç olduğumuz, hayatımıza giren insanları bundan birkaç yıl sonra hatırlamayacağımız söyleniyor. Ama kalbimiz bir kuşun kanat çırpması gibi bir …

  -Aç kapıyı! Aç dedim, çıkamam mı sanıyorsun? aç! Dedim demesine de sesimin yankıda bana usulca geri döndüğünü fark edince sert bir tekme indirdim kapıya. Çıkamayacağım, yapamayacağım sanıyorlardı ama yanılıyorlardı. Bir kapı, bir kapı dostlarım beni Ayşen’i şu dört duvara hapsedebilir miydi? Asla, hayır. Eninde sonunda açılacaktı kapı. Saatler geçti hava karardı önce anahtar sesi …

EDEBİYAT = Hüseyin Babacan – Kırmızı Kuşak Karanlık, derin bir karanlık bu. Ansızın duvarlardan başıma geçen derin sarsıntı. Çatlaklarda kış uykusu.  Yalnız gecenin haşin homurtusu.  Gözyaşı bir iki üç sayması zor.  Garip bir ziyafet telaşı, dur, ne olur dur. Ellerinde sopalarla yıldırımlar çakıyor.  Yağmur tek pençesiyle yer yüzüne vuruyor,  Bu yıldırımlar vuran tufan beni de kurtarsa ne olur. Dur! Ne olursun dur.  Durmazsan eğer,  Hayallerim yanar, kül olur.    Gaz kokusu nereden burnuma vurdu.  Nerden geliyor bu kolonya, bu limon kokusu. Hop dur, ansızın otur.  …