Blog

Category description is an optional


Sevgili okur ve yazarlarımız, Üç senelik yolculuğu içinde İlkyaz, sizlerle beraber 15 yaş altından 35 yaşına uzanan bir çerçevede 300’den fazla genç yazara yer açtı, sayı başı ortalama 7 bin okura yanaştı. Tabi ülkemizin ve dünyanın yaşadığı zorluklardan payını aldık ve yayına devam edebilmek için fon bulmakta güçlük çektik. Sonunda kuruluşumuzdan beri destekçimiz olan Norveç …

  “Kimse diyemez ki özenmiş yazıyor, Hem ben ne yazdımsa ağırlığı altında, Ezildim de yazdım.”   Behçet Necatigil, Kısık   1916 yılının Nisan ayında dünyaya gelmiş “Kırık İnceliklerin Şairi”. Henüz iki buçuk yaşındayken annesini yitirmenin ağırlığı bütün hayatına sirayet etmiş, epey zor bir çocukluk dönemi geçirmiş Necatigil; annesinin kucağından ayrılır ayrılmaz üvey anneyle karşılaşınca iki …

Yeni sayımız için değerli yazar Nermin Yıldırım’a ulaştık. Kendisi de bizleri kırmayarak genç edebiyatçılar için sebepleriyle beraber bir okuma listesi hazırladı… “Şunu başta belirteyim; klasiklerden vermeyeceğim örneklerimi. Onları zaten biliyordur genç yazar arkadaşlarım. Yazacaklarımı da biliyordur ama… Henüz okumamış olma ihtimallerini saklı tuttuğum çağdaş eserlerden örnekler vermek istedim. “ 1. Kerem Eksen / Ölümden Uzak …

Gök atları güller getiriyor Hastayı yalnız bırakmayalım lütfen Mahya veren Allah’ın elleridir elleriniz Duyuyorum Mumların kıyısında beni arıyor yüzüm   Sesimi yıllar önce vurdular Şemsiyelere gülmedi yağmurlar Kelebekler mevsimi değil Hastayı yalnız bırakmayalım lütfen Yaşamak var ölmekten daha sıcak    Ellerimi kuşları severken unuttum  Banklar gibi uzakları seyrediyor ağzım  Şey, biraz kalbinizi açar mısınız Hava …

  Her şey bir lisanla başladı İnsan insana bir lisanla çiçek açtı Şehirden iki yolcu çıktı yollara Yol dediysem, sınırları belli değil Sınır koymak yakışmazdı onlara   İnsan ait olmadığı yerde buldu aradığını Ben aradım mı bulduğumu? Satılmış özgürlüklerimden vazgeçtim Hoş, hiç gözüm olmamıştı Dolaştığım mezarlıklarda buldum huzuru Sen dipsiz kuyular, çakmak çakmak gözler Üstü …

Titrek sokak lambasındaki son ışığız Yalnızız, çevrilmiş dört köşemiz Son baharda dökülmeyen son yaprağız Bir alev değil, buzdur bizi yakan Bir kanadımız doğuya diğeri batıya uzanır Keskin bakışlarımız güneşi eritir Ellerimiz aya ulaşır Bir uçsak  sıradağlar saklanır Çağ açar çağ kapatırız Bir hasretimiz vardır Evren kadar karmaşıktır Bir düşmanımız vardır İçten içe kemirir bizi Kenetlenmiş …

  Sustum dünyaya ellerimle konuşarak Sustum dünyaya; içimde rüzgar, fırtına Kime ne anlatayım ne söyleyeyim bilmem Kime ne neyle boğuştuğum, dağlınlığım Büyüdüm, avuçlarım büyüdü, gözlerim                   Ahali iki yüzünüz var belki iki yüz   Konuşmaların yitik bir çocuğu halbuki ruhum Ben susmaların insanı değilim, çocuğu değil Eskiyim, …

  İçgörü. Dağlar bıraktım ardımda Geçip şu bataklık üç gölü. Elimde bir avuç darı. Göğsümde bir avuç ölü. Sevdim dolaysız, duru. Gül ettim toprakta kanı, Bir ettim çoğu. Buldum anahtarı.   Kanatlarım düş gücü Bu göç derin. Göz kırparken değişti mevsim Karanlık beton ormanda yollarımız kesişti. Suya karıştı mürekkep Havada şiirimin külleri O artık senin.

aklaş  Sezebilirsen şayet  Susacaklarım var sana  Mesela vakit tamam olurken eksik kalan birkaç şeydir  Benim için yaşamak  Ne attımsa öğütülecek  Baktım değirmen taşı çatlak   Karıncalara düşer portremi sermek   Buralarda bizi en iyi atlar tanır ancak    Bir yanım dağlar arasında mukim   Öbürü küheylan üzerinde bir yolcudur ey Ulak   İnmek yasak  Demedin oyun ve oyalanmadır bu …