Blog

Category description is an optional


Titrek sokak lambasındaki son ışığız Yalnızız, çevrilmiş dört köşemiz Son baharda dökülmeyen son yaprağız Bir alev değil, buzdur bizi yakan Bir kanadımız doğuya diğeri batıya uzanır Keskin bakışlarımız güneşi eritir Ellerimiz aya ulaşır Bir uçsak  sıradağlar saklanır Çağ açar çağ kapatırız Bir hasretimiz vardır Evren kadar karmaşıktır Bir düşmanımız vardır İçten içe kemirir bizi Kenetlenmiş …

  Sustum dünyaya ellerimle konuşarak Sustum dünyaya; içimde rüzgar, fırtına Kime ne anlatayım ne söyleyeyim bilmem Kime ne neyle boğuştuğum, dağlınlığım Büyüdüm, avuçlarım büyüdü, gözlerim                   Ahali iki yüzünüz var belki iki yüz   Konuşmaların yitik bir çocuğu halbuki ruhum Ben susmaların insanı değilim, çocuğu değil Eskiyim, …

  İçgörü. Dağlar bıraktım ardımda Geçip şu bataklık üç gölü. Elimde bir avuç darı. Göğsümde bir avuç ölü. Sevdim dolaysız, duru. Gül ettim toprakta kanı, Bir ettim çoğu. Buldum anahtarı.   Kanatlarım düş gücü Bu göç derin. Göz kırparken değişti mevsim Karanlık beton ormanda yollarımız kesişti. Suya karıştı mürekkep Havada şiirimin külleri O artık senin.

aklaş  Sezebilirsen şayet  Susacaklarım var sana  Mesela vakit tamam olurken eksik kalan birkaç şeydir  Benim için yaşamak  Ne attımsa öğütülecek  Baktım değirmen taşı çatlak   Karıncalara düşer portremi sermek   Buralarda bizi en iyi atlar tanır ancak    Bir yanım dağlar arasında mukim   Öbürü küheylan üzerinde bir yolcudur ey Ulak   İnmek yasak  Demedin oyun ve oyalanmadır bu …

bir ormana büyütüyorum gözlerimi göğsümü bir ormana. bunca kapandıkları yeter bunca ağırlığa tövbe artık. kabulleniş bir çeşit direniş bugünlerde. sessiz sedasız bir çeşit başkaldırı. zulmün duvarları yokluyor kendini temelden çatıya. bunca ses yeter bir sussanız artık. yerine oturtmayacak söz manayı eksiltir. bunca kalabalık yeter tekilliğe çoğalıyorum. çünkü yalnızken de insan büyük bir savaştadır. artık tarih …

Kaynak: Özge Uysal, Artfuliving Sinirbilimci Stephen M. Fleming’in “kendini bilme” pratiğini psikoloji ve nörobilimin en güncel araştırmalarıyla masaya yatırdığı, insan beyninin üstbiliş için ne kadar fazla sayıda ve kritik bileşene ev sahipliği yaptığını keşfetmeye dair bir okuma deneyimi sunduğu Kendini Bilmek: Öz Farkındalık Bilimi kitabı üzerine bir yazı. “Nosce te ipsum!” “Kendini bil” Antik Yunan topraklarındaki Delphi …

“Marshall Sahlins’in yıllar öncesinde yayımladığı Taş Devri Ekonomisi kitabında belirttiği gibi, uygarlık öncesi toplumların bir bolluk dünyasında yaşadıklarını (romantize etmeden) düşünmek daha doğru görünmektedir.” kaynak: K24, Aynur Kulak, Hangisi olursa olsun, sizin kitaplarınızı okuyup bitirdiğim zaman bir roman veya öykü kitabı okuyup bitirmişim duygusu yaşıyorum. Arkeoloji bilimi edebiyatla nasıl oluyor da örtüşebiliyor? İnsan en azından dili …

Kaynak: Futuristika László Krasznahorkai, bu denemede The New York Times’ın yazarlara sorduğu tek soruya yanıt veriyor: Gerçeklik nedir? Bak, sana soruyorum, dedi dudaklarını ovuşturarak, sonra — böyle erken bir saatte Park Koruma Devriyesinin hala orada olmadığından emin olduktan sonra, yavaşça başını battaniyeden kaldırıp Tompkins Square Park’taki çitin yanındaki diğer bankta uyuyan komşusuna döndü — eğer oturursan …

“Bu yaşıma kadar birçok insanla tanıştım. Çevremi hep kalabalık tutmakla uğraşıp durdum. Ne kadar kalabalık tuttuysam da o kadar kayboldum yanlarında. Yalnızlığımı bastırmaya çalışıyordum içlerine girdikçe. Olmadı… Çünkü içsel bir yalnızlıktı benimki. Bazen kalabalık fena hâlde hâletirûhiyyeme tatsız bir şekilde nüfuz etmeye başladığı zaman, içim hiç olmadığı kadar sıkılmaya başlardı. İşte tam da o zamanlar, …