İlkyaz’ıları

Dünya ve Türkiye edebiyatına damgasını vurmuş yazar ve şairlerin “ilk-yazılarından” ve gençlik eserlerinden örnekler veriyoruz. Geçmişe doğru öğretici bir yolculuğa çıkıyoruz…


  … Düşünüyorum da, Sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek. Yumuşacık kalbimizin fark edilmesi, Naif yönlerimizin keşfedilmesi, Cesaretsizliğimizin anlaşılması, Korkularımızın paylaşılması Sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti. Kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız. … Kimse incitemiyor mu duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi? Yoksa zarar mı veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize? Hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor …

  İnci Aral 18 yaşında, Bursa / Gemlik, 1962 Yazı “Yazmak beni iyileştirdi. Çünkü benim çok zor bir çocukluğum oldu. Çok küçük yaşta anne babamı kaybettim. Ailemiz dağıldı. Okumak ve yazmak beni hem daha iyi bir insan yaptı, daha sevgi dolu, daha vicdanlı bir insan haline getirdi. İnsanı öğrendim çünkü. Hem de doğrudan yazarak iyileştim …

ATİLLA İLHAN, 15 Haziran 1925’te İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu. 11 Ekim 2005’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. İzmir’de Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulu ve Karşıyaka Ortaokulu’nu bitirdi. Atatürk Lisesi’ndeki öğrenciliği sırasında Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesine aykırı davrandığı gerekçesiyle tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Danıştay kararıyla eğitimi sürdürme hakkını kazandı. İstanbul’da Işık Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki yükseköğrenimini yarıda bıraktı. 6 yıl …

Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907’de Gümülcine’de doğdu. Yedi yaşına geldiğinde eğitim hayatı Füyûzâtı Osmâniye Mektebi’nde başladı. Zabit olan babası Ali Selahattin Bey’in tayininin Çanakkale’ye çıkmasıyla birlikte ailecek taşındılar. Eğitimine Edremit İptidaî Mektebi’nde devam etti. Okulu bitirip İstanbul’a dayısının yanına dönen Sabahattin Ali bir yıl dayısıyla yaşadıktan sonra 1922-1923 ders yılında Balıkesir Muallim Mektebi’ne kaydoldu. Şiir …

    Pablo Neruda, büyük acılarla; şiddet, kayıp ve ölümlerle; yoksulluk, sömürü, baskı ve askeri darbelerle dolu bir coğrafyada; Latin Amerika’da doğup büyüyen, orada ve dünyada yaşanan toplumsal dramların insanlarda bıraktığı etki ve sarsıntılara yakından tanıklık eden; o acıları yüreğinin derinliklerinde duyumsayarak, şiirlerinde etkili dizeler halinde dillendiren büyük bir şair. Neruda’ya göre, dünya, hatta tüm evren kanayan bir yerdir; insan binlerce yıldan beri hep acılarla kuşatılmıştır:   Acılardan daha büyük bir yer yoktur Bir tek evren var, o da kanayan bir evren.  12 Temmuz 1904’te Şili’nin Parral şehrinde demiryolu işçisi bir baba ve öğretmen bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelen Nobel ödüllü yazar Pablo Neruda, annesini çok küçükken kaybetti. 13 yaşındayken yerel La …

      “Yazdan kıştan ilkbahardan   Mahpuslardan dört duvardan   Doludizgin sevdalardan   Güneş topla benim için    Seher yeli yar gözünden   Havadaki kuş izinden   Geceleyin gök yüzünden canım   Güneş topla benim için”    (Ülkü Tamer / Güneş Topla Benim İçin)    Kitap dostu bir anne ve devasa bir kütüphanesi olan saygın bir babanın çocuğu olarak 20 Şubat 1937’de dünyaya açmış …

    Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık tarafından hazırlanan “Bir Usta Bir Dünya: Özdemir Asaf” sergisi kapsamında renklendirilmiş bir çocukluk fotoğrafı  …  Bir seviyi anlamak   Bir yaşam harcamaktır,   Harcayacaksın.  …  (Seni Saklayacağım / Özdemir Asaf)    “Resimleri eski kitaplarda kalacak kafesli cumbalı evlerden birinde”, Cumhuriyetin ilanına dört buçuk ay kala doğmuş Özdemir Asaf. Asıl adı Halit Özdemir Arun. Şairin babası Mehmet Asaf Bey, Mekteb-i Mülkiye …

  Schiller, 26 yaşında (Anton Graff’ın fırçasından) “Sonunda ne zaferdir bu senin için ey tabiat! Sık sık çiğnenen ve sık sık gene kalkınan tabiat! Eğer insanlar, her türlü çevrelerden, bölgelerden ve sınıflardan yapma bağlarını, modalarını üzerlerinden atarsa; kendilerini, alınyazılarının her türlü baskısından kurtarıp, her yerde, cana yakınlıkla dokunan bir dokuda kardeş olurlarsa, bir kuşakta kaynaşarak …

Rüştü Onur, Pusula Gazetesi, 5 Kasım 2016 Rüştü Onur, 1920 yılında Zonguldak’ın Devrek ilçesinde doğar. Lise öğrenimini, yakalandığı ince hastalık sebebiyle 1940 yılında yarım bırakmak zorunda kalır. İnce hastalığı atlatan Onur, Zonguldak Kömür İşletmesinde memrluk yapmaya başlar. Daha sonnra verem hastalığına yakalanarak tedavi için İstanbul Heybeliada sanatoryumuna götürülür. 1942 yılında iyileşerek sanatoryumdan çıkar. Fakat aynı …

“Gülemiyorsun ya, gülmek  Bir halk gülüyorsa gülmektir  Ne kadar benziyoruz Türkiye’ye Ahmet Abi … İşçiler, Almanya yolcusu işçiler Kadınlar Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi Ellerinde bavullar, fileler Kolonyalar, su şişeleri, paketler Onlar ki, hepsi Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlerde büyüyenler Ah güzel Ahmet Abim benim Gördün mü bak Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar …