Kalemdaş



Girilmesi yasak yerler var burada, Duvarlarına gerilen halkalı jiletler, O jiletlere dolanan gurursuz çiçekler gibiyim. Manavın dükkan önüne bıraktığı çürük meyvelerden biriyim, Fakir bir çocuğun midesinde olmak için Yamulttum bedenimi, kurtların girmesine izin verdim. Tabuta sığmayan uzun boylu bir adam gibiyim Hayatım boyunca sığamamışım bi yerlere. Yuva olmak isteyen bir otel odasıyım, Sevgisiz sevişmelere şahit …

0 49

Sönmüş ışıkların unutulduğu, parlayan yıldızlarla çevrilmiş siyah bir hiçlikte doğdum bugün.  Tenimde kan, ruhumda toprak var. Ellerim tutmuyor, gözlerim hiçliğe bakıyor ve yalnızca ağlıyorum ilgiye, sevgiye, açlığa. Zaman umarsızca yapıyor işini ve geçiyor beni görmeden.  İşte şimdi sanatçısı Tanrı, korsan yazarı insan olan kitaplara ve paraya hizmetçi yeminli ellere budanıyorum: “Doğrul! Doğrul! Doğrul!”   Hatalar yapıldı, bir süre sonra …

0 38

Bu günlerde yani bu ömürlerde -öyle değil mi? Her yıl her ay her gün bir ömür değil mi?- Gözlerinin içine bakıp Ta en derinlere seni seviyorum demek istiyorum Manası yaşamak, yaşatmak En derinlerine ki yankılansın sesim duysun insanlar insanoğulları Duysun ki reklamı olsun yaşamanın, yaşatmanın Gerekli bu , gerekli yeryüzüne filmleri çekilmişken Ölmenin, öldürmenin

0 19

Biraz sonra anlatacağım hikâyenin kahramanı sizlersiniz. Anneniz, ablanız, kardeşiniz, arkadaşınız, sevgiliniz… Örselenmiş vicdanlarınızın arkasına gizlenerek rol yapmak yerine gözünüzü kulağınızı dört açın ve beni dinleyin. Bu hikaye benim hikâyem, bizim hikâyemiz, kilometrelerce uzaktaki, dünyanın bir diğer ucundaki kadınların hikâyesi. Okuduğunuz her cümlenin sesini sonuna kadar açın ve haksızlık karşısında susmamak için söz verin kendinize.       Elinde tuttuğu kitabın sayfalarında inleyen cılız ses Deniz’in masmavi gözlerinde iri damlalara …

0 31

Duymadınız Ben sizden çok susmuştum Diyemediğim cümleleri büyüttüm boğazımda Hepsi birer anı oldu şimdiye Diyemediğim, ancak keşkelerle diyebildiğim.   Nefreti, acıyı; sevinci, mutluluğu susmuşken Yine de bağırmakla suçladılar beni Neyse dedim Onlar ne bilir bir bedenin sayhasını yahut narasını Bilemezler dedim, bilemez, gittim. Sonra Konuştuğum kadın sustuğunda bana, anladım Meğer susmak daha çok incitirmiş sevgilim …

0 345

Ev sıcak olunca dışarıyı da öyle sanıyor insan, İncecik giyinip, inmeye başlıyorum apartman merdivenlerini, En sevdiğim melodi yok kulaklarımda, Mırıldandığım sözcükler yok, Ben yokum. Kırmızı atkımı sarıp boğdum kendimi, Haber veremedim affet, Sen, çıkaramadığın tencerenin kiriyle meşguldün –yüzünü dönmedin- Sev beni, Büyütemediğim çiçekler için özür dilerim, Kendi kökümü sulamakla meşguldüm, Affet –yüzümü dönemedim- Dedim en …

0 234

Kızmamam gerektiğini anladım zamanla. Ne kurda ne kuşa ne dosta. Ne de yüzünde yas ile aynada dikilmekte olana. Dünya değişti, Ve bizim artık üç tekerlekli bisikletlerimiz yok. Dünya değişti, Ve hastalanınca alına konulan mendiller artık yok. Telaş etmiyorum. Oldukça sakinim. Sadece soluklanmak için hiç vaktim olmadı. Sanki herkes zırhlanmış ama benim sırtımda yünden bir battaniye …

0 50

Koyu kahve gözlerini çevrelemiş kızıllık, kaşlarının arasına sızıp geçen yılların getirisi beyazlıklar, alnının sağ tarafına yatmış küçüklüğündeki bir kazanın bıraktığı ince dikiş izi, yorgunluğundan solmuş çehresini destekleyen sadece kenarlarında pembesini koruyabilmiş dudaklar… Aynadan yansımasına bakan Aziz Bey, dün geceye yoldaş ettiği düşünceden kendini hala kurtaramamıştı. Oğluna nasıl açıklayacağını düşünüyor, kafasında kurduğu yüzlerce senaryonun hiçbiri istediği …

0 48

Sevgi de mi satılık raflarda? Bulunması çok kolay lakin pahalı mı? Ya da cebinde beş meteliği olan insanın bile ulaşabileceği kadar ucuz mu? O yüzden mi bu denli tüketilir oldu dünya dükkanında satılık sevgiler… Bir çıkar uğruna yani. Karşılıklı sevmek bir şeyi sırf sana bir nedenden iyi gelecek diye düşlerini bile karşılıklı sevmek dünya dükkanında. …

0 729

küçük harfli insanlar ünlüyor soğukta, sokakta, geçmezler türküsü yanıyor. bir ses ölü duman nezaretinde siniyor geceye, eğiliyor uykuma. gidiyorum. şeyhimin kıssasından geçmeye gidiyorum musibetler takıp peşime ben ve gece bir devrim sabahına uyanır ülkede -nasılsa uykusuzluk- öyle yürüdük annemi. XIV. keşke yüzlü kızlar geceden geçiyor yüzünü şafağa yaslıyor beyzadeler. kan kızıl adımlarla uzuyor korkudan kadın …

0 144