Kalemdaş



çan kulesi cebimde, susmayın kusun tutar kulağımdan çınlarım kendim keskin mavi sular kraterinde yıkanan sesler biraz durulur içimde gezinir onca şırıltılar biraz-dan biraz, yani yarım kuş üzümü belki hecelerin hangi birini, nasıl yakalamak, ne mümkün arsız gülüşleri elleri dürbün yapmadım mı hakanım burnunun ucu zor gözükür, hem ayıp serbest düşüşe yakışmayan hareketlerden kaçın evlattır bu …

0 6

En çok yalnız kaldığımda zorlanırım Kalp odacıklarımın çalkantıları Beynimde gezen zehir zemberek Değil beni tüm dünyayı yönettiği iddiasıyla adeta Kurnaz ve yabancı atomların vızıltısı Zihnim gibi zellim saçak organlarımın homurtusu En çok o zaman duyulur Aynaya ne hacet Ben gözlerin öne bakıp arkayı gördüğüne inanırım.

0 5

Oturduğu deri koltukta sesler çıkararak dönüyor, arada bir de gülüyordu. Masada duran soğumuş kahveye göz attı. Sonra saatini kontrol etti. Bu gecenin çok sakin geçeceği hissine kapılmıştı ki o sırada yardımcısı hızla odaya daldı. Masanın başına kadar gelip ona doğru eğildi. Sol elini masaya, sağ elini beline dayadı. Her zamanki gibi tok sesiyle tane tane …

0 11

Vurgun yedim. Nefessiz kalmışım bir süre, yani sensiz… Sigara uzattılar bana, kendime gelmem için. Sarma sigara, kurumuş tütünden… Kim bilir hangi vurgun yemişten. Öyle şanssızım ki, öyle sensiz… Vurgun yemişken bile, Tekel sigarası içemiyorum. Unutmuşum, bir de parasız. Seslendiğim zaman tanımamıştın hani. Sarma sigara sesimi kalınlaştırır. Belki de ondandır. Yoksa küstün mü? Sırf ilkokulda saçını …

0 8

Bırakmayacak elbet, Her zaman da böyleydi. Bir anda olacak Keşke anlam bulacak. Yok olmak korkusu mu bu? Var oldun mu ki? Bahar renkleri taşır ya kışın üstüne Sen de içimi ısıt Toprak gibi sert Toprak gibi yumuşak Bu düşüncelere İyi gelir mi denizin kokusu? Bir anlamı olmalı Rastgele olamaz ya! Neresinden tutsan Bir büyüteç bulmalı …

0 227

her yana dolanan şu sarmaşık,  böcek kadar çalışkan, yalnız daha görünür. görece -de iyi ve kötülerin yer değiştiği  ve güzellerin güzellikle örtülüp çirkin olanın defalarca  ölüp                               öldürülüp. tekinsiz, kimsesiz ve başka hüzünlü duygularla                                    örtülüp                                     ö l üp                  ö  l  d  ü  r  ü  l üp. yine de  yer               …

0 11

Geri döndüğünde yeterince güçlü olmayabilirsin. Bırak gitsin, Gücüm oradadır. Gözlerim olmasa da Güneşin Tanrısına ulaşabilirim; kör olmak bana bir dost kazandırır. Işık beni iyileştirir; beni bir yılandan bir kartala çevirir. Gücüm oradadır: geri gelmekte. Her koşulda Güneş'e dönmekte; suların en derininden ve en uzak yıldızdan. Kaybetmeyi var et, ölümü yaşa! Gücün orada: Yoklukta.

0 14

“İlk zamanlar ne güzeldi. Yeni yeni tanımaya başlamıştık birbirimizi. Başını göğsümden, boynumdan, kucağımdan ayırmazdı. Sessiz sedasız uzanırdık, ben bazen kitap okurdum ona. Masal kitapları, romanlar, şiirler. Hafifçe burnunu sıkıştırıverirdi boynuma, öpmeme izin verirdi o zaman, saçlarını okşayabilirdim. O başını yaslayınca saatlerce kıpırdamazdım rahatı kaçmasın diye. Bir milim uzağa gitsin istemezdim. Yemeği beraber hazırlardık, beraber yerdik. …

0 79

Uzaklardan gelecek olanlar var. Yakamozlarda çoğalıp, Şafaklar sökerken yola çıkanlar var. Uzak diyarlardan göç edip, Kilometrelerce yol aşanlar var. Ellerinde keskin kılıçlar yahut mızraklar ile, Bizlere doğru ilerleyenler var. Korkusuzca adım atanlar, Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayanlar var. Ellerinde gitar ile polislere yürüyenler var, Cesaretle bağıranlar da. Uzaklardan gelecek olan yolcular var, Dağları aşanlar… Yüreklerindeki ateşleri …

0 34

Kudret Kuruçay’a ithaf edilmiştir.  Bir eylül ikindiüstünde bir hesap açmak için bankaya gelmişti Murat. Bankadan içeri girdi ve durup gözleriyle sıra fişi makinesini aradı. Aradığını bulunca ona doğru yöneldi. Fişi alacağı makinenin önünde ekranda işlem yapmak için ekrana bakarken makinenin yanında duran bankanın güvenlik görevlisi ona yardımcı olmak için sorular sorup buna göre komutlar veriyordu. …

0 100