Kalemdaş



‘Kaşarlı yeni çıkmış, sıcacık. Oohh miss, dumanı üstünde… Ama o zeytinli sever tabii, çörek otlu olanından. İkisini de alıp yarım yarım mı versem? Gerçi kalan yarılar ne olacak bu sefer… Hay Allah kahvaltı yapmamış olsaydım bari…’ diye dalmış düşünürken sıranın bana gelmiş olduğunu fark ettim. ‘Ne vereyim ablama?’ diye sordu tezgahtar çocuk. ‘Zeytinli sarıyorum abla.’ …

0 24

Ömrüne katıp arzuyla sunulan gerçeği Çocuksu heyecanı bastırıp yüreğine Sabahın kör, dilsiz vakti Yeni bir şehrin acemi telaşıyla Çıkmamışken henüz yola İmzasız, imlasız ve imkansız Bir veda mektubu oyuyorum Ezgisel hafızadan Anın uzayıp giden sonsuzluğuna. Beklemek olsaydı oysa Baharını tablasında taşıyan çiçeğe Kokusunu veren Beklerdim! Tanımaksa İsimsiz bir kokina tanırdı seni. Masanda kırk derece bir …

0 22

Rüyamda bir bulut dansa kaldırıyordu beni Gökte değildik ama Pistimiz yalnızlara sığınak olmuş bir iskeleydi Müziğe ihtiyacımız yoktu En derinimize işliyordu dalgaların sesi Sıcaktan bunalan kırgın bir çiçek gecenin ayazına bırakmıştı kendini Neşeyle eşlik ediyorlardı bize ateş böcekleri Peki sonsuz göğe ait bulutla mutsuz  yere ait beni buluşturan neydi? Ruhlarımıza fısıldanan o eşsiz ezgi mi? Yüreğimize sığamayıp gözlerimizden taşan sevgi mi? …

0 35

Topuklu giyerdi memed efendinin düşleri, Pek alımlıydı Afrikayı bilirdi, iskandinavyayı görmek isterdi Biliminsanlığı da yapmıştı Memed efendinin düşleri. Afrikada kabile reisiydi Aynı anda eskimo, bedevi, abdal Olmak isterdi Pek sıcak bakmıyordu insanlığa. Yakındı Memed efendinin düşleri. Bastonlanmıştı… Dedem korkut’un dizlerinin dibinde Gülerken görüldü Memed efendinin düşleri.

0 7

Duvara dönüp yaşayamayacağımı bilirsin Süreyya Mağaradan elbet çıkacağım Bakir ormanlara karışacak ıslığım Soluğum yağmurla bir olacak Tepelere ve denizlere soluyacağım Buklelerin, en sert lodostan çok sarsar beni Gözlerin pusulamı bozar Sen çölde bir vaha mısın Süreyya Sesin ipekten bir parşömen Hangi elçiye güvenilir Süreyya Hangi makam hak edebilir seni Devlet abartılmış bir şirket midir Yoksa …

0 14

Sabahın ilk ışıkları yüzüne vurduğunda huzursuz bir rüyanın pençelerindeydi. Sanki çok güçlü bir ses ona seslenmiş gibi aniden gözlerini açtı ve üç saniye boyunca vermeyi unuttuğu nefesi havaya teslim etti. Hızlıca yastığının altındaki telefonunu aldı ve saate baktı. Uyanması gereken saate daha vardı. Bunun verdiği rahatlamayla telefonunu yastığının kenarına koydu ve gözlerini sıkıca kapayarak ne gördüğünü hatırlamaya çalıştı. Rüya, ruhunda gecenin ağzında bıraktığı gibi …

0 39

Yeryüzünün bilinmeyen bir noktacığında sayısı belirsiz apartman birbirlerine yaslanmış, yılların keder ve sıkılganlığını bu sayede taşıyabiliyorlardı. Söz gelimi; içlerinden birinin kılına zarar gelecek olsa topyekûn yerle yeksan olacak kadar bağlıydılar birbirlerine. İşte bu hakikatli sokağa bakan yüzlerce loş, rutubetli dairenin birinde, bir masa düzlüğündeki kalçalarını gizleyebilecek kadar sık ve uzun saçlarını tarayan bir kız yaşardı. …

0 82

Çocukluğuma dair hatırladığım en iyi ya da en kötü gün değil anlatacağım. Sadece “bir gün” işte ve hatırlıyorum. O kadar. Neden anlatmak için o günü seçtiğimi bilmiyorum. Belki sona geldiğimde anlarım nedenini. Belki de anlamam. Fark etmez. Ben yine de o günü anlatacağım. O gün ilk defa kendi odam olmuştu.   Yedi yaşımın yakın bir …

0 40

Kasvetli ve çoktan yorulmuş, başlamaktan vazgeçmiş belki de pes etmiş bir gün. Ölümün rutubetli kokusu holde yakalıyor beni. (Affetmek onun cesedi kadar katı ve soğuk.) Kendini hatırlatmak istercesine ürpertiyor içimi o yoğun yas havası. Zor bir şey babayı daha yaşarken kaybetmek. Bu dünyaya gelişine vesile olanı. O büyük hayal kırıklığını. Fiyaskoların taa en başını. Kendisi …

0 119

o vedalar ki bıçak mevsimidir mademoiselle écureuil bavula sığmayanların yürekte taşındığı yolculuklarda loş otobüslerin boğazladığı otogar akşamlarında bilet satılır yan koltuğu boş cesetlere kendilerine “yalnız ” yerine “yolcu” diyebilsinler diye o bilenmiş mevsimde senden sonra hiçbir çingene uğramıyor masamın ahşap tenhalığına öldürdüğü gülleri sevgine dikmek için konuşkan çingenelerden öğrendim rengahenk suskunlukları ve yürekten dile kıvrılırken …

0 48