Kalemdaş



Saat 3.00 İzmir otogarındayım. Biletimi çıkarıp kontrol ettim.10 Temmuz 3.15 Akçatı Köyü. Bir sigara içip geçtim koltuğuma. Sırtım ağrıyor. Yorgunum. Uykuyla aram çok iyi değil. Evde olduğum zamanlarda da ya çok uyurum ya da hiç uyuyamam. Öğleden sonra biraz uyumuştum. Bu beni gün içinde idare ederdi. Umduğum zamanın dışındayım.Uyuyabilmek güzeldi ki telefon çaldı.Uyandım.15-20 dakika olmuştu …

0 146

Siyah kelebekler çeşmesi adın Hayatın yirmi dört saat ya da benim Uzakdoğudan arkadaşın var Elleri uzun,gözleri nemli, tutturulmuş gibi Kederli rıhtım yağmurları gözleri senli Musonlarından getirdiği Hüzünlerden elemli Sen korkansın, ikircikli akşamlarda Hayatı yaşamadan Onu kaybetmekten olacak belki Belki nisanlar anlamadığından Seni ya da beni ya da bizi Papatyalar taze tükendi Havalar eski zaman sarhoşu …

0 89

bir tabanca kabzası gibi iner enseme her gün sert soğuk acılı temasıyla muteber yetimlik mezar taşı yok diye resmiyet kazanamamış gayri resmi acılar musallat eden ebeveynlik serde yıkımını bekleyen çıplak bina sükûneti kapısı penceresi yok fakat yumrukları kurulu tad alma duyusu elinden alınmış bir gençlik yapma çiçeklere su vermek her umut ediş

0 64

En büyük çaresizliktir sizin bu rutin tavırlarınız. Yağmurdan sonra taşlara dikkatli basarak yürürsünüz ellerinizde şemsiyelerinizle. Bir son bahar sabahı yüzünüze vuran rüzgarın saçlarınızı bozmasına izin vermezsiniz Hiç toprağa değmez ayaklarınız, gözleriniz bir şiirin son harfinde kalmaz hiç… Şarkılarda çalan son notayı, kaldırımlarda yalpalayan naif ruhları, karanlık gecedeki parlak yıldızları hissedemezsiniz. Bir iş dönüşü koltuk altına …

0 20

kuşlarla mesaiye başlamamın sebebi var o değil içimde bir şey büyüyor bunu da bilemedin sessizlik askıda duruyor giyindim oturuşunda olumsuz aktarım sigaran seni içiyor içimde bir şey büyüyor bu ironi trafik akışındaki espriyi gösteriyorum imlasız konuşacağız seninle arkamızda iz bırakmamak lazım boynundaki veballerden kolye yapıyorum yerleştiriyorum tarihin içine seni postmodern kalıyorsun gittin gitmen tarihsel bir yargı …

0 164

Üst üste konulan taşlardan, taşların arasına çekilen sıvalardan oluşmuş bir yığın, bir tuğla yığınıyım ben. Her katında farklı bir sırrın yaşadığı bir binanın 3. katındaki bir daireyim. Üst katımdaki evde sevinç var bir haftadır. Aileye yeni katılan bir bebeğin getirdiği sevinç. Yüzlerinde gülücük var tüm ailenin. Ufaklığın ağlama sesi geliyor ara sıra. Hemen ardından tatlı ninni sesleri. Alt …

0 24

Bisiklet sürerdim Gece Gündüz… Tekerleğim bir salyangoza takıldı. Durdum. Durunca düştüm. Salyangoz oldum. Yağmurların yağmasını bekliyorum kabuğumdan çıkmak için. Pedala kuvvet yol alıp Bir kelebeğe rastlayabilmek için.

0 35

Sonsuz mermerler odası soğukluğunda artık Bir ben, bir de tüm haşmetiyle Vakti katılaşmış o melek kaldı. Damalı zeminlerde yuvarlanır, Bir beyaz, bir siyah olurdum. Gülerdik beyaz olduğumda, Orkide kokuları sandala karışır, Sonra bir de mest olurdum neşeden. Siyah olmak zor değildi, Ya da kötü, Hüzün yağmurları çiselerdi yalnız tavandan, Tablolar kaçışır, balkona sığınırdı. Öylece griye …

0 115

O harlı ateşte koyun koyuna yatan zavallılar, Patiskayı geçmeden alevde öylece kalakaldılar. Ve hangi gök gürültüsünün ardından; Saatsiz çalan hırsızlar gibi Yağmurdan ıslanarak kaçan sanıklar. Saat 18.16 suları bana seni hatırlattılar. Kızgın ve yürekli bir dev gibi savaştım! Karşımda işte fakat korkmam duysun ordular! Sus diyorsun, Bir çift göze konuşuyorsan da sus! Hatırla diyorum açık …

0 15

Barut heyecanıyla çarparken duygular arkada dönen ışıklar mahcup kalır, tiyatro kurgusu oturur üzerine ve saplanır satır satır mısralar gözlerin çukur oluverir sevgiye. Kolaydır, yataklara gidip ağıt etmek görünenle yanmak, övgünün esaretine beyliği bandırıp satmak yeryüzünde ve aniden nevresimlerin titrer yoksunluktan gömleğin daima ütüsüzdür palton yanık kokar içini çekmeye neşen kalmaz, yüzünde ölüler dansa kalksa portre …

0 1k