Kalemdaş

“Kalemdaş” başlığımız altında, değerlendirmeler sonucunda ilk üç ana eser içerisinde yer bulamayan fakat yayımlanmıyor olmasının hem yazara hem de okura haksızlık olduğunu düşündüğümüz nitelikli eserleri orijinal dilinde, çevirmeden sizlerle buluşturuyoruz. İyi okumalar!


Tepiniyorum kelimelerimin üstünde Canlarını çıkarırcasına, acımadan Hepsi bana ait, benden ırak Yetmiyor tesellilere edebi süslemeler Mutluklarda ise yok kelimelere yer Issız bir göle düşen taş misali Kaygı yağmurlarının altında yıkanıyorum Yapayalnızım, etrafımda hiç ışık yok Ellerimden tutuyor sevgililerim, durmadan konuşuyor dostlarım ben kendi yaptığım bir kutuya sıkışmış, bundan müzdarip dertlerimi anlatabilecek dilin kendisinden yok – …

Gidecek hiçbir yeri yoktur insanın Hiçbir ev gidilecek yer değildir Dışarı bakmalı, adım atmalı insan Güneş tam batmalı Karanlığı şafağa bırakmamalıdır Mart kapıdan bakmalı İçeriye kimseleri almamalıdır Yalnız kalmalı biraz da insan Kalabalıktan kaçmalı Kendini kendiyle bir etmelidir Bu önerilere kulak asmamalıdır insan İçine kulak vermelidir Kimi zaman hiç olurken Kİmi zaman hayatla dolmalıdır Ben dolamadım

Tecrübe Çağı ortalarında, 37 yaşında bir erkek genç sayılıyor. Şanslıyım, yolun yarısında bile değilim. Saçlarım hâlâ simsiyah ve fırça gibi sert ve dik. Fakat lacivert gözlerimin feri söndü. Mutsuzluktan oldu bu. Uykusuzluğun da etkisi var tabii. ‘’Eğer sabah beşe kadar uyumazsam, sabah beşte uyanmış olurum’’ demiştim kendime. Böylece geceyi uykusuz geçirdim çünkü bu saatler benim …

çan kulesi cebimde, susmayın kusun tutar kulağımdan çınlarım kendim keskin mavi sular kraterinde yıkanan sesler biraz durulur içimde gezinir onca şırıltılar biraz-dan biraz, yani yarım kuş üzümü belki hecelerin hangi birini, nasıl yakalamak, ne mümkün arsız gülüşleri elleri dürbün yapmadım mı hakanım burnunun ucu zor gözükür, hem ayıp serbest düşüşe yakışmayan hareketlerden kaçın evlattır bu …

En çok yalnız kaldığımda zorlanırım Kalp odacıklarımın çalkantıları Beynimde gezen zehir zemberek Değil beni tüm dünyayı yönettiği iddiasıyla adeta Kurnaz ve yabancı atomların vızıltısı Zihnim gibi zellim saçak organlarımın homurtusu En çok o zaman duyulur Aynaya ne hacet Ben gözlerin öne bakıp arkayı gördüğüne inanırım.

Oturduğu deri koltukta sesler çıkararak dönüyor, arada bir de gülüyordu. Masada duran soğumuş kahveye göz attı. Sonra saatini kontrol etti. Bu gecenin çok sakin geçeceği hissine kapılmıştı ki o sırada yardımcısı hızla odaya daldı. Masanın başına kadar gelip ona doğru eğildi. Sol elini masaya, sağ elini beline dayadı. Her zamanki gibi tok sesiyle tane tane …

Vurgun yedim. Nefessiz kalmışım bir süre, yani sensiz… Sigara uzattılar bana, kendime gelmem için. Sarma sigara, kurumuş tütünden… Kim bilir hangi vurgun yemişten. Öyle şanssızım ki, öyle sensiz… Vurgun yemişken bile, Tekel sigarası içemiyorum. Unutmuşum, bir de parasız. Seslendiğim zaman tanımamıştın hani. Sarma sigara sesimi kalınlaştırır. Belki de ondandır. Yoksa küstün mü? Sırf ilkokulda saçını …

Bırakmayacak elbet, Her zaman da böyleydi. Bir anda olacak Keşke anlam bulacak. Yok olmak korkusu mu bu? Var oldun mu ki? Bahar renkleri taşır ya kışın üstüne Sen de içimi ısıt Toprak gibi sert Toprak gibi yumuşak Bu düşüncelere İyi gelir mi denizin kokusu? Bir anlamı olmalı Rastgele olamaz ya! Neresinden tutsan Bir büyüteç bulmalı …

her yana dolanan şu sarmaşık,  böcek kadar çalışkan, yalnız daha görünür. görece -de iyi ve kötülerin yer değiştiği  ve güzellerin güzellikle örtülüp çirkin olanın defalarca  ölüp                               öldürülüp. tekinsiz, kimsesiz ve başka hüzünlü duygularla                                    örtülüp                                     ö l üp                  ö  l  d  ü  r  ü  l üp. yine de  yer               …

Geri döndüğünde yeterince güçlü olmayabilirsin. Bırak gitsin, Gücüm oradadır. Gözlerim olmasa da Güneşin Tanrısına ulaşabilirim; kör olmak bana bir dost kazandırır. Işık beni iyileştirir; beni bir yılandan bir kartala çevirir. Gücüm oradadır: geri gelmekte. Her koşulda Güneş'e dönmekte; suların en derininden ve en uzak yıldızdan. Kaybetmeyi var et, ölümü yaşa! Gücün orada: Yoklukta.