Kalemdaş



Duvara dönüp yaşayamayacağımı bilirsin Süreyya Mağaradan elbet çıkacağım Bakir ormanlara karışacak ıslığım Soluğum yağmurla bir olacak Tepelere ve denizlere soluyacağım Buklelerin, en sert lodostan çok sarsar beni Gözlerin pusulamı bozar Sen çölde bir vaha mısın Süreyya Sesin ipekten bir parşömen Hangi elçiye güvenilir Süreyya Hangi makam hak edebilir seni Devlet abartılmış bir şirket midir Yoksa …

0 36

Sabahın ilk ışıkları yüzüne vurduğunda huzursuz bir rüyanın pençelerindeydi. Sanki çok güçlü bir ses ona seslenmiş gibi aniden gözlerini açtı ve üç saniye boyunca vermeyi unuttuğu nefesi havaya teslim etti. Hızlıca yastığının altındaki telefonunu aldı ve saate baktı. Uyanması gereken saate daha vardı. Bunun verdiği rahatlamayla telefonunu yastığının kenarına koydu ve gözlerini sıkıca kapayarak ne gördüğünü hatırlamaya çalıştı. Rüya, ruhunda gecenin ağzında bıraktığı gibi …

0 45

Yeryüzünün bilinmeyen bir noktacığında sayısı belirsiz apartman birbirlerine yaslanmış, yılların keder ve sıkılganlığını bu sayede taşıyabiliyorlardı. Söz gelimi; içlerinden birinin kılına zarar gelecek olsa topyekûn yerle yeksan olacak kadar bağlıydılar birbirlerine. İşte bu hakikatli sokağa bakan yüzlerce loş, rutubetli dairenin birinde, bir masa düzlüğündeki kalçalarını gizleyebilecek kadar sık ve uzun saçlarını tarayan bir kız yaşardı. …

0 115

Çocukluğuma dair hatırladığım en iyi ya da en kötü gün değil anlatacağım. Sadece “bir gün” işte ve hatırlıyorum. O kadar. Neden anlatmak için o günü seçtiğimi bilmiyorum. Belki sona geldiğimde anlarım nedenini. Belki de anlamam. Fark etmez. Ben yine de o günü anlatacağım. O gün ilk defa kendi odam olmuştu.   Yedi yaşımın yakın bir …

0 62

Kasvetli ve çoktan yorulmuş, başlamaktan vazgeçmiş belki de pes etmiş bir gün. Ölümün rutubetli kokusu holde yakalıyor beni. (Affetmek onun cesedi kadar katı ve soğuk.) Kendini hatırlatmak istercesine ürpertiyor içimi o yoğun yas havası. Zor bir şey babayı daha yaşarken kaybetmek. Bu dünyaya gelişine vesile olanı. O büyük hayal kırıklığını. Fiyaskoların taa en başını. Kendisi …

0 143

o vedalar ki bıçak mevsimidir mademoiselle écureuil bavula sığmayanların yürekte taşındığı yolculuklarda loş otobüslerin boğazladığı otogar akşamlarında bilet satılır yan koltuğu boş cesetlere kendilerine “yalnız ” yerine “yolcu” diyebilsinler diye o bilenmiş mevsimde senden sonra hiçbir çingene uğramıyor masamın ahşap tenhalığına öldürdüğü gülleri sevgine dikmek için konuşkan çingenelerden öğrendim rengahenk suskunlukları ve yürekten dile kıvrılırken …

0 75

Senin göğsünde yeşerir bir iris çiçeği Umudun kadar yeşil, Vedaların kadar yarım… Kuru teselliler arasında sakladığın huzur Karanlığın ortasında gün ışığına kavuşturur Ilık bir yaz mevsiminde, Senin ellerinde açar; umut çiçeği Yaraların kadar derin, Düşlerin kadar berrak… Mağrurluğu dinmiş yorulmalarının Gökyüzüne savurursun koyu hatıralarını, Üzerinde bir garip bahar telaşı

0 98

Tren yolculuklarında çocukluğumdan beri beni çeken bir şeyler olmuştur. Koca demir yığının en az kendisi kadar çetin raylar üzerinde ilerlerken yaptığı metalin ritmik müziği mesela. Hiçbir zaman nereye gittiğini bilmediğim insanlar ve onların çok değişik yüzleri. Gençliğimde, şehrin içinden geçen rayların hemen karşısında bir banka oturur, denk getirebilirsem geçen trenleri seyrederdim. İstasyona yaklaştıkları için ayaklanmış …

0 115

Bu şehirde yaşıyor yarım bir hayat Bu şehirde yürüyor adımlarından tanıyorum onu Sokak lambaları yıldızlardan dileniyor ışığını uzun zamandır Zaman avcunu açmış göğe mehil bekliyor karanlıktan Gece uzunca dolanıyor sokakları birkaç kez üst üste Elimde bir mumla kaldırımları yokluyorum Bir ağaç büyüyor yanıbaşımda Şakaklarımdan akıyor beyaz nehirler Karardıkça ömrümün dar mahalleleri birkaç kez üst üste …

0 159

dikildim karşısına belleğimin körfezi orada, orada yanan gemilerin cevapsız çağrıları köpüren dalgaların içtiğim tortuları dikildim karşısına belleğimin gürültü için üzgün değilim birilerine bir şeyler, misal küs beklenti/jön yıkıntı alo elveda/fanatik keder porselen yalnızlık/asabi melek dikildim karşısına belleğimin cebelleşiyoruz renkler ve ağ her köşesine mahsus çetrefil, rutin ispat tabii kutuplaşma değil zıtlık pekişir bizzat dikildim karşısına …

0 157