Kalemdaş

“Kalemdaş” başlığımız altında, değerlendirmeler sonucunda ilk üç ana eser içerisinde yer bulamayan fakat yayımlanmıyor olmasının hem yazara hem de okura haksızlık olduğunu düşündüğümüz nitelikli eserleri orijinal dilinde, çevirmeden sizlerle buluşturuyoruz. İyi okumalar!


Canım Süveyda, Sararmış ruhumun ak yüzü Nefesimde tütünümün kokusu var Göz kapaklarımda çizili ellerin Sen, melül yüreğimde en güzel sükût-u hayalsin Eşkiya bir sokaktayım ben Attığım her adım sensiz Tanıdığım her adam soysuz Bildiğim her şey yok oluyor Zihnimde yüzünden ötesi kalmadı Yalnızlık kapı aralığında bekliyor Sen gitmeyi bekliyorsun Eşkıyalar gelmeyi Öleceğim diyorum,öleceğim Sesimi bir sen …

  Bölüm 1 BERCESTE Vücudumda çıkan üç kırmızı leke, Biri boynunda giyotinle her an ölümü bekleyen geçmişim, Biri aynalara bakmaya korkan bugünüm. Biri de belki de hiç var olmayan geleceğim. Beyaz elbisemin kırmızı etekleri, Geçmişime bulanmış bugünüm müdür ? Yoksa bugünüme bulanmış geçmişim mi ? Kaldırımlara balyoz gibi vurduğum adımlarım , Ve yine kaldırımlara bir …

gece soğuk olurdu eksik bir an gibi çabucak koşmak isterdik içeri gelemezdi an bakmaya tutamazdık senelere bakmaya senelerden geceyi mehtap gibi kavramaya doyamadık üşümeye bir ninni uğruna yastığa baş koymaya razıydık mum titrediğinde alevi sönmesin diye bazen bilerek söndürürdük Şaka niyetine eğlencemizdi bir mumun etrafına düşler dizerdik dünyamız dönüyordu o an şimdi aklımda bir an …

Şehir merkezinden doğuya doğru ilerlerken tırmanılan ikinci rampadan inince muz bahçeleri başlar. İki muz bahçesinin arasından sağa doğru patika bir yol uzanır. Bu yolun devamında karşınıza bir dağ gelir. Dağa tırmanıp da doruk noktasına ulaştığınızda aşağınızda uçsuz bucaksız bir deniz, bu deniz ve dağ arasına sıkışıp kalmış olan bir yerleşim yeri görürsünüz. İşte bu yerleşim …

Düşünce ormanı sıktır, her yere güneş dalı uzanır Bu cangılın ıssız yollarında bile fenersiz yürünür Acaba insan ölünce mi hatırlanır? Yoksa hatırlamak için mi öldürülür? Gün olur koyu mavi bir sis çıkagelir göğün yüzünden Düşünceler yollarını göremez olur. İşte o zaman biz Sis olalım ey düşüncelerim! Milyonlarca damlacığız biz Sis olalım ve kaybedelim bu ormanı …

Tanırım gök yankısını Loşlukta otururken dalgın Belirir yeni bir ışıkta dünya Parmaklarının mahcup kıvrımlarında Harflerimin sesi kısılır Yapraklar yavaşça iner Gök yokuştan aşağı Bir yağmur başlar Gecede, geceden habersiz Yakarış için açtığım ellerim Ürker ışığından ateş böceğinin Buluşuruz ıssızlıkta Fundalığın uğultusu örter üstümüzü Yıldızlar gözlerini kapar Kalbim kapısını açar Aralıktır ruhlarımız Mor bir ceylan görürüm …

şehrin tüm gürültüsünü doldurdum evime yetmedi susturmaya kafamdakileri şimdi biraz yalnızım hep istediğim gibi hükmüm yokmuş kendi zihnimde çizemedim ruhumun resmini şimdi biraz yalnızım, hep istediğim gibi bir ölüm, sıkıca sarmış sanki beni uyutmuş kollarında sessizce                                        …

Bir gidiş bileti var elimde, yollar önümde, yollar lazım bana, bize, sizlere. Sonu umuda, mutluluğa ulaşan yollar…Bir insan dolusu otobüs gerek bu süreçte; içleri neşe sevgi dolu, yoruldukça yaslanabileceğimiz, hatta belki omzuna başımızı koyup yaslanabileceğimiz insanlar. Gidilen yollarda birikecek güzel anılar gerek birde. yol bu yokuşu olur zorlanacağın, çukuru olur batacağın-battığında yerde yanındakilere güvenip çıkabildiğin-,yağmuru …

Bir şiir olmak isterdim Bıkmadan,usanmadan okunmak Yıllar geçse de üstünden Akıllarda kalıp unutulmamak Bir tablo olmak isterdim Tüm renklerin üstümde olduğu Ve insanların; Baktığında mutluluğu, umudu bulduğu Bir keman olmak isterdim Arş dediği zaman telime Reçineler uçuşurken üstümde Dokunmak insanların bam teline Bir ben olmak istemezdim Gelip geçici olan şu hayatta Hiçbir değeri olmayan bir ben

Faydalı geçirdiğim bir günün ertesi sabahı aklımda ve bedenimde büyük rahatsızlıklarla güne başlarım. Önceki gün yendiğim ölüm arzum, katlanabildiğim bütün rutinler ve kaçındığım trajik felsefi çıkarımlar yeni günde tekrar enseme yapışır, ben ise kaderi yenmek istercesine katlanmaya çalışırım bütün bunlara, bir aptal olarak. Çocukluğumdan beri tek hayalim bir robot kadar katı bir iradeye sahip olabilmekti. …