Perşembe, Nisan 15 2021

Kalemdaş

İlkyaz olarak, kapasitemiz gereği her ay çevirileriyle üç ana esere yer verebiliyoruz. Yapılan oylamalar sonucunda ilk üç içerisinde yer bulamayan fakat yayımlanmıyor olmasının hem yazara hem de okura haksızlık olduğunu düşündüğümüz nitelikli eserler için de özgül bir alan açmayı ihtiyaç gördük. Okurla buluşmayı sonuna dek hak eden çalışmaları çevirisiz paylaşacağımız bu müstesna köşeye “Kalemdaş” ismini verdik.

Bırakmayacak elbet, Her zaman da böyleydi. Bir anda olacak Keşke anlam bulacak. Yok olmak korkusu mu bu? Var oldun mu ki? Bahar renkleri taşır ya kışın üstüne Sen de içimi ısıt Toprak gibi sert Toprak gibi yumuşak Bu düşüncelere İyi gelir mi denizin kokusu? Bir anlamı olmalı Rastgele olamaz ya! Neresinden tutsan Bir büyüteç bulmalı …

0 238

her yana dolanan şu sarmaşık,  böcek kadar çalışkan, yalnız daha görünür. görece -de iyi ve kötülerin yer değiştiği  ve güzellerin güzellikle örtülüp çirkin olanın defalarca  ölüp                               öldürülüp. tekinsiz, kimsesiz ve başka hüzünlü duygularla                                    örtülüp                                     ö l üp                  ö  l  d  ü  r  ü  l üp. yine de  yer               …

0 21

Geri döndüğünde yeterince güçlü olmayabilirsin. Bırak gitsin, Gücüm oradadır. Gözlerim olmasa da Güneşin Tanrısına ulaşabilirim; kör olmak bana bir dost kazandırır. Işık beni iyileştirir; beni bir yılandan bir kartala çevirir. Gücüm oradadır: geri gelmekte. Her koşulda Güneş'e dönmekte; suların en derininden ve en uzak yıldızdan. Kaybetmeyi var et, ölümü yaşa! Gücün orada: Yoklukta.

0 25

“İlk zamanlar ne güzeldi. Yeni yeni tanımaya başlamıştık birbirimizi. Başını göğsümden, boynumdan, kucağımdan ayırmazdı. Sessiz sedasız uzanırdık, ben bazen kitap okurdum ona. Masal kitapları, romanlar, şiirler. Hafifçe burnunu sıkıştırıverirdi boynuma, öpmeme izin verirdi o zaman, saçlarını okşayabilirdim. O başını yaslayınca saatlerce kıpırdamazdım rahatı kaçmasın diye. Bir milim uzağa gitsin istemezdim. Yemeği beraber hazırlardık, beraber yerdik. …

0 95

Uzaklardan gelecek olanlar var. Yakamozlarda çoğalıp, Şafaklar sökerken yola çıkanlar var. Uzak diyarlardan göç edip, Kilometrelerce yol aşanlar var. Ellerinde keskin kılıçlar yahut mızraklar ile, Bizlere doğru ilerleyenler var. Korkusuzca adım atanlar, Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayanlar var. Ellerinde gitar ile polislere yürüyenler var, Cesaretle bağıranlar da. Uzaklardan gelecek olan yolcular var, Dağları aşanlar… Yüreklerindeki ateşleri …

0 68

Kudret Kuruçay’a ithaf edilmiştir.  Bir eylül ikindiüstünde bir hesap açmak için bankaya gelmişti Murat. Bankadan içeri girdi ve durup gözleriyle sıra fişi makinesini aradı. Aradığını bulunca ona doğru yöneldi. Fişi alacağı makinenin önünde ekranda işlem yapmak için ekrana bakarken makinenin yanında duran bankanın güvenlik görevlisi ona yardımcı olmak için sorular sorup buna göre komutlar veriyordu. …

0 133

Gözlerimi ufuk çizgisine dikmiş bakıyorum. Deniz, birkaç kaya kütlesini saymazsak sadece deniz var. “Hep böyle değil aslında, temmuzda daha güzel oluyor,” diyor yanımdaki kısa boylu, pos bıyıklı adam. Anlattıklarını dinlemedim, dalıp gittim sanacak; oysa ilgisizliğim kulaklarımda uğuldayan rüzgârdan, bir şey duyamıyorum. “Nasıl? Ne dediniz?” diye soruyorum. “Hep bu kadar rüzgârlı olmuyor aslında, temmuz daha sakin …

0 63

Belki oradayım. Düşüncelerimin paralellendiği puslu ve gittikçe aydınlanan bir ortamda. Bir şarkı söylüyorum, ezgilerinde ciğerlerimdeki katranı sunarcasına ve bir ahenk içinde, bir coşku ve bir hayaletin hafifliği ile… Sanki oradayım. Cebimdeki bozuklukları boks eldiveni ile almaya çalıştığım bir yerde. Şapkamın altından üzgün köpek mamalarını elime alıp duygularımın paramparça olduğu bir anda sitemsizce ağlıyorum. Orada! Mesanemin …

0 79

Yoksunluk… Ne de garip bir kelime. Eksikliklerinle veya kaybettiklerinle sahip olduğun, bir şeylerden eksildiğin zaman kendine ekleyebildiğin bir kelime. Yoksun… Kaybettiğin vakit kazanabildiğin bir unvan. Yaşadığım yerde herkes bir şeyden yoksundur benim. Mesela karşı apartmandaki Saadet abla, huzurdan, mutluluktan yoksundur. Her gün bağırış kıyamet kopar evlerinden. Gırla kavga gürültü… Her zaman, en az bir yerinde …

0 54

MENU

Back

Köşelerimiz

Abone Ol!

E-posta listemize kaydolarak aylık yeni yazı ve yazarlardan haberdar olabilirsiniz.