Perşembe, Kasım 14 2019

Kalemdaş

İlkyaz olarak, kapasitemiz gereği her ay çevirileriyle üç ana esere yer verebiliyoruz. Yapılan oylamalar sonucunda ilk üç içerisinde yer bulamayan fakat yayımlanmıyor olmasının hem yazara hem de okura haksızlık olduğunu düşündüğümüz nitelikli eserler için de özgül bir alan açmayı ihtiyaç gördük. Okurla buluşmayı sonuna dek hak eden çalışmaları çevirisiz paylaşacağımız bu müstesna köşeye “Kalemdaş” ismini verdik.

PALTO 1 Bir şairin aşkı yansılaması gibi Oyalandım yarın bizim! vaveylasıyla Oyalandım yadsımasın diye can, nefesi O yalan günü doğuran efsunla Avucumdaki serçenin tesliyetine inandım Heveskıranın heybetine de Israrcı bir köstebek gibi Bu kabukları kaldırmak için sebep aramak Boşuna Ne hüzzam bezekli vuslat Ne de dost omzunda istirahat İnsanı yaşatan Sonluluğun verdiği huzurdur PALTO 2 …

0 273

        Eskiden şehir-i İstanbul’un arka mahallelerinin birinde, küçücük bir evde, o dönem benim gibi asgari ücretle çalışan birkaç arkadaşla beraber yaşıyorduk.         O zamanlar İstanbul, şimdikinden daha güzel, daha sevimli, daha güvenli ve daha nitelikli bir şehirdi. Bir taraftan hayat kavgası verirken bir taraftan da kendimizce bazı ideallerimizin peşinde koşardık. Kimimizin derdi aşk, kimimizin devrimdi;  kimimiz de ekmek derdindeydik. Kimseye zararımız dokunmazdı, sadece kendimize zararımız vardı. Öğrenci arkadaşlarımız da vardı üniversitede okuyan, bazılarını …

0 61

Biliyorum çoktandır ayakta uyuyorum Yeni kelimeler arıyorum daha çok susmak için Avans istiyorum iş yerlerinden nakit Karşılığını görmeden hiçbir iş yapmıyorum Günün en güzel saati tek kelime etmiyorum Elimde done yok, done Yani veri Yani data Yani rakam Yani kesin ötmeyeceğim Büyüleniyorum her doğa olayında, Temizlenmeye hiç bu kadar yakından bakmamıştım Göğsüm yanıyor Gözlerim yanıyor Rakamları unutuyorum Mühendislik …

0 50

İnsan, geçenle geçemeyeni dikiş dikercesine dikemiyor. Sökükse sökük. İğneye nasıl bir ip geçireceğini bilemiyor.   …    Uzun yıllar bir iğne olup dolaştım ortalıkta. Neyi dikeceğimi bilemeden, kendime geçirecek bir ip aradım durdum. İğne deliklerinden kalın bir urganı geçirmeye çalışanları gördüm, sonra çat diye ortadan ikiye ayrılanları, diri bir deriye batanları, oradan hızlıca kaybolanları gördüm.  Peki siz bir iğne deliğinden …

0 277

buluğ çağımın deli gömlekli ahtapotu nereye koşar, nerede kesilir tık! nefesi sekiz bileği olsa sekizi de sızlayacak kıyılarının kestiğince kanayacak içdenizi ona bir ambulans! dil ucunun turuncu fırtınasında savruk yitik kimi sözcükler gibi unutulurken adım annemin tırnak diplerinde mayası genç kızlığımın kimse çağırmayacak, kimse çağırmayacak ah ambulans! ben büyümemeliyim efendim beni soracaklar doğmamış çocuklarıma beni …

0 153

MENU

Back

Abone Ol!

E-posta listemize kaydolarak aylık yeni yazı ve yazarlardan haberdar olabilirsiniz.