Perşembe, Nisan 15 2021

Kalemdaş

İlkyaz olarak, kapasitemiz gereği her ay çevirileriyle üç ana esere yer verebiliyoruz. Yapılan oylamalar sonucunda ilk üç içerisinde yer bulamayan fakat yayımlanmıyor olmasının hem yazara hem de okura haksızlık olduğunu düşündüğümüz nitelikli eserler için de özgül bir alan açmayı ihtiyaç gördük. Okurla buluşmayı sonuna dek hak eden çalışmaları çevirisiz paylaşacağımız bu müstesna köşeye “Kalemdaş” ismini verdik.

Radyodan gelen şarkıyı dinleyerek sıktı vidayı. Ustası daha gelmezdi. Çırağı aradı gözü. Bir bulsa iki tane şaplatırdı ensesine. Öfkeliydi. Şarkıda bahsi geçen çileli hayatı yaşıyordu. Açık tamirhane kapısına kadar yürüdü. Sigarasını yaktı. Gözü hala çırağı arıyordu. Temiz bir havayı solur gibi çekti içine sigaranın dumanını. İçine çektiği havayı verirken aşağıdaki denize kaydı gözü. Denizden gelen …

0 76

  Ah! yine de yolumdaki kederi kimse bilmesin, büyüsün, genişlesin, dolansın ömrümü; kapısı kapalı çoktandır, penceresi dargın. Kim anlayacak bu kor işaretleri? Kimsenin dilinden okunmasın içimde ufalan. Birhan Keskin, Karınca Şiiri   1 Önce kabardı, ardından kaynadı. Sonra tam taşacaktı ki Züheyla yetişip sütün altını kıstı. Kafası çok meşguldü. Son zamanlarda kaynattığı sütün içine taşmasın …

0 128

Bu denli eski bir eve neden yeni bir yapılandırma kurma gereksinimi duymuşlar? Evi bilen ve ilgi duyan herkes, onu kabul edip sırf varlığı, kendinden bir ayna gibi yansıttığı kültürü için gelmeliydi. Burayı düzenlemek içindeki canlılığı bir ölü zamana, anılara dönüştürmektir. Ve ölü bir zamana dahil olamazsın, tam içinde olsan bile bir seyirci olarak tanıklık edebilirsin …

0 28

Girilmesi yasak yerler var burada, Duvarlarına gerilen halkalı jiletler, O jiletlere dolanan gurursuz çiçekler gibiyim. Manavın dükkan önüne bıraktığı çürük meyvelerden biriyim, Fakir bir çocuğun midesinde olmak için Yamulttum bedenimi, kurtların girmesine izin verdim. Tabuta sığmayan uzun boylu bir adam gibiyim Hayatım boyunca sığamamışım bi yerlere. Yuva olmak isteyen bir otel odasıyım, Sevgisiz sevişmelere şahit …

0 86

Sönmüş ışıkların unutulduğu, parlayan yıldızlarla çevrilmiş siyah bir hiçlikte doğdum bugün.  Tenimde kan, ruhumda toprak var. Ellerim tutmuyor, gözlerim hiçliğe bakıyor ve yalnızca ağlıyorum ilgiye, sevgiye, açlığa. Zaman umarsızca yapıyor işini ve geçiyor beni görmeden.  İşte şimdi sanatçısı Tanrı, korsan yazarı insan olan kitaplara ve paraya hizmetçi yeminli ellere budanıyorum: “Doğrul! Doğrul! Doğrul!”   Hatalar yapıldı, bir süre sonra …

0 73

Bu günlerde yani bu ömürlerde -öyle değil mi? Her yıl her ay her gün bir ömür değil mi?- Gözlerinin içine bakıp Ta en derinlere seni seviyorum demek istiyorum Manası yaşamak, yaşatmak En derinlerine ki yankılansın sesim duysun insanlar insanoğulları Duysun ki reklamı olsun yaşamanın, yaşatmanın Gerekli bu , gerekli yeryüzüne filmleri çekilmişken Ölmenin, öldürmenin

0 48

Biraz sonra anlatacağım hikâyenin kahramanı sizlersiniz. Anneniz, ablanız, kardeşiniz, arkadaşınız, sevgiliniz… Örselenmiş vicdanlarınızın arkasına gizlenerek rol yapmak yerine gözünüzü kulağınızı dört açın ve beni dinleyin. Bu hikaye benim hikâyem, bizim hikâyemiz, kilometrelerce uzaktaki, dünyanın bir diğer ucundaki kadınların hikâyesi. Okuduğunuz her cümlenin sesini sonuna kadar açın ve haksızlık karşısında susmamak için söz verin kendinize.       Elinde tuttuğu kitabın sayfalarında inleyen cılız ses Deniz’in masmavi gözlerinde iri damlalara …

0 78

Duymadınız Ben sizden çok susmuştum Diyemediğim cümleleri büyüttüm boğazımda Hepsi birer anı oldu şimdiye Diyemediğim, ancak keşkelerle diyebildiğim.   Nefreti, acıyı; sevinci, mutluluğu susmuşken Yine de bağırmakla suçladılar beni Neyse dedim Onlar ne bilir bir bedenin sayhasını yahut narasını Bilemezler dedim, bilemez, gittim. Sonra Konuştuğum kadın sustuğunda bana, anladım Meğer susmak daha çok incitirmiş sevgilim …

0 620

Ev sıcak olunca dışarıyı da öyle sanıyor insan, İncecik giyinip, inmeye başlıyorum apartman merdivenlerini, En sevdiğim melodi yok kulaklarımda, Mırıldandığım sözcükler yok, Ben yokum. Kırmızı atkımı sarıp boğdum kendimi, Haber veremedim affet, Sen, çıkaramadığın tencerenin kiriyle meşguldün –yüzünü dönmedin- Sev beni, Büyütemediğim çiçekler için özür dilerim, Kendi kökümü sulamakla meşguldüm, Affet –yüzümü dönemedim- Dedim en …

0 290

MENU

Back

Köşelerimiz

Abone Ol!

E-posta listemize kaydolarak aylık yeni yazı ve yazarlardan haberdar olabilirsiniz.