Pazartesi, Ocak 25 2021

Kalemdaş

İlkyaz olarak, kapasitemiz gereği her ay çevirileriyle üç ana esere yer verebiliyoruz. Yapılan oylamalar sonucunda ilk üç içerisinde yer bulamayan fakat yayımlanmıyor olmasının hem yazara hem de okura haksızlık olduğunu düşündüğümüz nitelikli eserler için de özgül bir alan açmayı ihtiyaç gördük. Okurla buluşmayı sonuna dek hak eden çalışmaları çevirisiz paylaşacağımız bu müstesna köşeye “Kalemdaş” ismini verdik.

Arkadaşlarımla çılgınlar gibi koşturup doyasıya eğlendiğimiz pırıltılı günlerden biri daha. Karnımız tok, suyumuzu içmişiz, bakımımız yapılmış, ilgilenilmişiz, önemsenmişiz, sevilmişiz. Mutluyuz. O zor günler geride, çok gerilerde kalmış; fakat hatırlaması bile ne kadar acı verici. Bazen konu konuyu açıyor, o günlere geliyor. Üzerimize derin bir sessizlik çöküyor, konuşmak istemiyoruz. Yine de neler yaşandığını, neler yaşadığımızı bir …

0 74

Bekliyorum harekeli saniyelerin, Bileklerimde kıvrılmasını. Dudaklarımda yeni bir aşkın amentüsü… Ve tüm yol kenarlarının kayıp girizgahları… Öteleniyor buruk sevinçlerimde. Portreler asıyorum kalyon boylarına. Renksiz ve mat… Mona Lisa gülüşünü izliyorum bir duvar kenarında. Tüm tılsımı çözülüyor sardunyaların. Titrek bir yaprak oluyorum, Basamakları tek tek çıkarken, Kendime düşen her patikada. Yok oluyor çocukluk anılarım. Yalpalaya yalpalaya …

0 123

‘Kaşarlı yeni çıkmış, sıcacık. Oohh miss, dumanı üstünde… Ama o zeytinli sever tabii, çörek otlu olanından. İkisini de alıp yarım yarım mı versem? Gerçi kalan yarılar ne olacak bu sefer… Hay Allah kahvaltı yapmamış olsaydım bari…’ diye dalmış düşünürken sıranın bana gelmiş olduğunu fark ettim. ‘Ne vereyim ablama?’ diye sordu tezgahtar çocuk. ‘Zeytinli sarıyorum abla.’ …

0 83

Ömrüne katıp arzuyla sunulan gerçeği Çocuksu heyecanı bastırıp yüreğine Sabahın kör, dilsiz vakti Yeni bir şehrin acemi telaşıyla Çıkmamışken henüz yola İmzasız, imlasız ve imkansız Bir veda mektubu oyuyorum Ezgisel hafızadan Anın uzayıp giden sonsuzluğuna. Beklemek olsaydı oysa Baharını tablasında taşıyan çiçeğe Kokusunu veren Beklerdim! Tanımaksa İsimsiz bir kokina tanırdı seni. Masanda kırk derece bir …

0 69

Rüyamda bir bulut dansa kaldırıyordu beni Gökte değildik ama Pistimiz yalnızlara sığınak olmuş bir iskeleydi Müziğe ihtiyacımız yoktu En derinimize işliyordu dalgaların sesi Sıcaktan bunalan kırgın bir çiçek gecenin ayazına bırakmıştı kendini Neşeyle eşlik ediyorlardı bize ateş böcekleri Peki sonsuz göğe ait bulutla mutsuz  yere ait beni buluşturan neydi? Ruhlarımıza fısıldanan o eşsiz ezgi mi? Yüreğimize sığamayıp gözlerimizden taşan sevgi mi? …

0 75

Topuklu giyerdi memed efendinin düşleri, Pek alımlıydı Afrikayı bilirdi, iskandinavyayı görmek isterdi Biliminsanlığı da yapmıştı Memed efendinin düşleri. Afrikada kabile reisiydi Aynı anda eskimo, bedevi, abdal Olmak isterdi Pek sıcak bakmıyordu insanlığa. Yakındı Memed efendinin düşleri. Bastonlanmıştı… Dedem korkut’un dizlerinin dibinde Gülerken görüldü Memed efendinin düşleri.

0 23

Duvara dönüp yaşayamayacağımı bilirsin Süreyya Mağaradan elbet çıkacağım Bakir ormanlara karışacak ıslığım Soluğum yağmurla bir olacak Tepelere ve denizlere soluyacağım Buklelerin, en sert lodostan çok sarsar beni Gözlerin pusulamı bozar Sen çölde bir vaha mısın Süreyya Sesin ipekten bir parşömen Hangi elçiye güvenilir Süreyya Hangi makam hak edebilir seni Devlet abartılmış bir şirket midir Yoksa …

0 43

Sabahın ilk ışıkları yüzüne vurduğunda huzursuz bir rüyanın pençelerindeydi. Sanki çok güçlü bir ses ona seslenmiş gibi aniden gözlerini açtı ve üç saniye boyunca vermeyi unuttuğu nefesi havaya teslim etti. Hızlıca yastığının altındaki telefonunu aldı ve saate baktı. Uyanması gereken saate daha vardı. Bunun verdiği rahatlamayla telefonunu yastığının kenarına koydu ve gözlerini sıkıca kapayarak ne gördüğünü hatırlamaya çalıştı. Rüya, ruhunda gecenin ağzında bıraktığı gibi …

0 67

MENU

Back

Köşelerimiz

Abone Ol!

E-posta listemize kaydolarak aylık yeni yazı ve yazarlardan haberdar olabilirsiniz.