Salı, Eylül 22 2020

Rüyamda bir bulut dansa kaldırıyordu beni Gökte değildik ama Pistimiz yalnızlara sığınak olmuş bir iskeleydi Müziğe ihtiyacımız yoktu En derinimize işliyordu dalgaların sesi Sıcaktan bunalan kırgın bir çiçek gecenin ayazına bırakmıştı kendini Neşeyle eşlik ediyorlardı bize ateş böcekleri Peki sonsuz göğe ait bulutla mutsuz  yere ait beni buluşturan neydi? Ruhlarımıza fısıldanan o eşsiz ezgi mi? Yüreğimize sığamayıp gözlerimizden taşan sevgi mi? …

Topuklu giyerdi memed efendinin düşleri, Pek alımlıydı Afrikayı bilirdi, iskandinavyayı görmek isterdi Biliminsanlığı da yapmıştı Memed efendinin düşleri. Afrikada kabile reisiydi Aynı anda eskimo, bedevi, abdal Olmak isterdi Pek sıcak bakmıyordu insanlığa. Yakındı Memed efendinin düşleri. Bastonlanmıştı… Dedem korkut’un dizlerinin dibinde Gülerken görüldü Memed efendinin düşleri.

Sabahın ilk ışıkları yüzüne vurduğunda huzursuz bir rüyanın pençelerindeydi. Sanki çok güçlü bir ses ona seslenmiş gibi aniden gözlerini açtı ve üç saniye boyunca vermeyi unuttuğu nefesi havaya teslim etti. Hızlıca yastığının altındaki telefonunu aldı ve saate baktı. Uyanması gereken saate daha vardı. Bunun verdiği rahatlamayla telefonunu yastığının kenarına koydu ve gözlerini sıkıca kapayarak ne gördüğünü hatırlamaya çalıştı. Rüya, ruhunda gecenin ağzında bıraktığı gibi …

İlkyaz ile her ay öncelikli olarak üç genç yazarı tanıtıyoruz sizlere. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşacak bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz. Nisan ayından seçilen yazarları aşağıda bulabilirsiniz! Bir seneyi aşkındır seçtiğimiz isimlerin yazılarını her ay dünyanın farklı bir yerinde konumlanan PEN merkezinden birinin o ülkenin diline …

MENU

Back

Abone Ol!

E-posta listemize kaydolarak aylık yeni yazı ve yazarlardan haberdar olabilirsiniz.