Pazar, Eylül 26 2021

EDEBİYAT = Hüseyin Babacan – Kırmızı Kuşak Karanlık, derin bir karanlık bu. Ansızın duvarlardan başıma geçen derin sarsıntı. Çatlaklarda kış uykusu.  Yalnız gecenin haşin homurtusu.  Gözyaşı bir iki üç sayması zor.  Garip bir ziyafet telaşı, dur, ne olur dur. Ellerinde sopalarla yıldırımlar çakıyor.  Yağmur tek pençesiyle yer yüzüne vuruyor,  Bu yıldırımlar vuran tufan beni de kurtarsa ne olur. Dur! Ne olursun dur.  Durmazsan eğer,  Hayallerim yanar, kül olur.    Gaz kokusu nereden burnuma vurdu.  Nerden geliyor bu kolonya, bu limon kokusu. Hop dur, ansızın otur.  …

  “Hayat; her an’ı, her mekânı ve her bir parçası ile, bir okul ve öğreticidir. Her insan, doğduğu andan itibaren bu okulun öğrencisi olur ve bu öğrenciliği ölene değin sürer. Kurumsallığın ve “profesyonel meslek” tanımlamalarının dışından, daha geniş ve derinlikli bir bakış açısı ile baktığımızda; aslında hayatta herkesin, hem öğrenci hem de öğretmen olduğunu görürüz. Bu …

Şehirde yaşamak köyden daha zormuş dedi içinden o iç sesiyle, sattığı tarlasıyla eviyle tüccarlık yapıyor az çok kazandığıyla idare ediyordu. Semaveri yanı başında ayırmaz çayı her zaman hazırdı. Esnaf arkadaşlarıyla başında toplandıklarında, kent hayatının zorluğundan köy hayatının kolaylığından güzelliklerinden mahrum kalarak buraya tıkanmış kalmış olmanın sancısından söz ederken, yaşamlarının hiç rahat olmadığından, şık ve güzel …

MENU

Back