Pazartesi, Mart 1 2021

Kaynak: İktidarı Görmek, 21. Yüzyılda Sanat ve Aktivizm, Nato Thompson, Çev. Erden Kosova, Koç Üniversitesi Yayınları, 1. Baskı, s. 41-44 “Didaktik Olan” Didaktik sözcüğünün pek dostu yoktur sanat alanında. Gevşek eğretilemelere, yakalanması zor anlamlara, karmaşıklığa ve kavramsal fikirlere değer veren tuhaf bir diyar olan sanat dünyasında bu sözcük olabilecek en ağır hakarettir; değerlendirme ve eleştiriler …

Belki de yarın gözlerimizi açtığımızda, baktığımız Dünya’nın her bir metrekaresi değişmiş olacak.Gördüklerimiz, görmediklerimiz ve göreceklerimizin gerçekliği bizi her gün bir adım daha şaşırtacak.Böyle bir hayatın içinde sanatın ve içimizdeki kelimelerin dışa vurumu da farklı bir boyuta taşınacak.Belki de sadece hayal gücümüzden akan cümleler bir makine ile hayatın sayfalarını dolduracak, belki de hayatın sayfaları bizim hayal gücümüzdeki kelimelere bambaşka boyutlara getirecek.Hayata attığımız ve atacağımız buna benzer adımlar tasarımda …

Kaynak: Edebiyathaber.net “Tüm yazarlar kibirli, bencil ve tembeldir ve yazma güdülerinin temelinde bir gizem yatar.” Edebiyat efsanesi Eric Arthur Blair, daha bilindik adıyla George Orwell, Hayvan Çiftliği ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört gibi kült klasiklerin yazarı olarak hatırlanıyor, fakat o aynı zamanda usta bir deneme yazarı. En iyi kısa yazılarından biri 1946 tarihli denemesi “Neden Yazıyorum”. Orwell bu denemesine çok da huzurlu geçmemiş …

İnsanlar ilk yaratıldığından beridir, hep bir kavga hep bir ayrım yapıldı. Adem’in oğulları birbirini öldürdü, Peygamber torunları’nın canına savaşta kıyıldı. Bu dünya var olduğundan beridir insan insana kıymaya hep devam etti. Bunlar olmaya devam ederken başkaları ise hep güçsüzleri ezdi, onların istedikleri her şeyi ellerinden alıp kendi istediklerini yaptırdı. Doğan kim büyükse kendi doğrusunu yazdı …

MENU

Back

Köşelerimiz

Abone Ol!

E-posta listemize kaydolarak aylık yeni yazı ve yazarlardan haberdar olabilirsiniz.